Estetik operasyonlar kişiye özel olmalı

Merhaba,

Bundan böyle her hafta, düzenli olarak, estetik ve güzellik konusunda merak ettiklerinize yer verdiğim yazılarımla sizlerle olacağım. İlk yazımda; herkesin zaman içinde neden birbirine benzemeye başladığını, kişiye özel uygulamaların önemini ve operasyona nasıl karar verilmesi gerektiğini anlattım. Lütfen sizler de estetik ve güzellik konularında bilmek istediklerinizi benimle paylaşın. Sonraki yazılarımda bu konuları işleyerek tüm sorularınıza yanıt vermek isterim.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte giderek yaygınlaşan estetik operasyonlar, güzellik algımızı da değiştirebiliyor. Sosyal medyanın etkisi, değişen estetik trendleri, hızlı ve kolay uygulamalarla estetik operasyonlarına bakış açısı da değişti. Bununla birlikte estetik yaşı da giderek düşüyor. Estetik uygulamaların artık çok daha kolay ulaşılabilir olması avantajlar arasında yer alırken, herkesin birbirine benzemesi ise en önemli dezavantajlardan biri. Nasıl mı? Gelin birlikte inceleyelim.

Tüm dünyada daha diri, dinç sportif bir vücuda sahip olma beklentisi giderek artıyor. Çünkü artık insanlar sadece yüzlerinin değil, vücutlarının da daha genç görünmesini istiyor. Bu arzularını ünlülerden alıntı yaparak belirtiyorlar. Jennifer Loper kalçası, Victoria Secret modellerinin göğüsleri gibi örneklerle beklentilerini anlatıyorlar. Sadece kadınlarda değil, erkeklerde de bu yönde bir artış var. Güzellik algısı Instagram, Facebook, Youtube gibi sosyal medya mecraları, medya icerikleri tarafından değiştiriliyor, yönetiliyor. Sosyal medyanın herkes tarafından bu kadar aktif kullanılması, bu uygulamaların getirdiği özelliklerden biri olan “filtre” seçenekleri kişilerin kendilerini beğenmemelerine ve değiştirmek istemelerine neden oluyor. Kalklık hokka burunlar, çıkık elmacık kemikleri, yanakta çukurluk, badem göz, daha keskin yüz hatları bunlardan bazıları… Doğada böyle bir mükemmellik algısı yoktur. Değişen bu güzellik algısının herkesi aynılaştırdığını fark etmemiz gerekiyor. Her insanın DNA’sı birbirinden farklı olmakla birlikte herkesin fizyolojik ve sosyolojik durumu da farklıdır. İşte kişiye özel estetik operasyonlar bu amaca hizmet eder.

Birilerine benzeme ya da kendi fotoğraflarına photoshop uygulayarak elinde bir görselle kliniğine gelen hastalarıma ilk sorum “Siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Nasıl görüyorsunuz?” oluyor. Hastaların kendi durumlarından mutlu olup olmamaları, değiştirmek istediği şeylerin gerçekten bir ihtiyaç olup olmadığını iyi analiz etmek gerekiyor. Güzellik algısı kişiden kişiye değişen bir olgu. O nedenle gelen hastanın güzellik algısını öğrenmek, onu mutlu edecek görünümü çok iyi anlamak atılacak ilk adım olmalıdır. Hastanın yaşam tarzı yine belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Yapılan operasyonla bu yaşam tarzını nasıl sürdüreceği önemli bir unsur. Hastalara ameliyattan sonra hayatında nelerin değişeceğini, dikkat etmesi gerekenleri, oluşacak riskleri çok iyi anlatmak gerekiyor.

Merdiven altı kliniklere dikkat!
Son yıllarda artan botoks ve dolgu gibi uygulamaların popülerlik kazanması merdiven altı olarak tabir ettiğimiz operasyon için uygun olmayan yerlerin yaygınlaşmasını da beraberinde getirdi. Uzman olmayan kişiler tarafından yapılan operasyonlar sonrasında birçok problem ortaya çıkabilir. Yasadışı yollardan ülkemize getirilen, etkin maddesi bilinmeyen, onay alınmamış birçok madde dolgu ve botoks uygulamalarında kullanılıyor. Hastalara bu yerlerde uygulama yaptırmamalarını, işinin ehli doktorlara başvurmalarını öneriyorum. Aksi halde sonuçları çok daha üzücü olabilir.

Unutulmamalıdır ki: Bir plastik cerrahın en büyük arzusu insanların aynaya daha mutlu bakmasını sağlamaktır.