Kusursuz güzellik hastalığı: Dismorfofobi

Teknolojinin gelişmesi, sosyal medyadaki güzellik kavramındaki yanlış yönlendirici içerikler ve mükemmellik anlayışıyla, daha güzel bir görünüme ve vücuda sahip olma isteği, amacından saparak ciddi bir psikolojik rahatsızlığa da neden olabiliyor. Kusursuz olma isteğiyle sürekli ayna karşısında kendinizi inceliyor ve bu kaygıyla sosyal hayattan kendinizi uzaklıştırıyorsanız, estetik bağımlısı yani dismorfobik olabilirsiniz. Bu haftaki yazımda sizlere dismorfofobi belirtilerini ve neler yapılması gerektiğini anlatacağım.

“Kişinin vücudundaki görünümle ilgili hayali bir kusur ile aşırı ölçüde uğraşıp durması” olarak tanımladığımız dismorfobi’nin nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak kişiyi dismorfobik olmaya iten etkenler hakkında bilgi sahibiyiz. Depresyonla görülmesinin sıklığı, aile içinde duygudurum bozukluğu ve obsesif-kompulsif bozukluk öyküsünün fazla oluşu ve serotonin üzerinden etki eden ilaçlara olumlu yanıt vermesi gibi etkenler, bu tür hastaların bir bölümünde serotonerjik işlev bozukluğu olabileceğini düşündürüyor. Güzellikle ilgili abartılı değer yargılarına sahip aile ve alt kültürlerde yetişenlerde, beden görünümünün abartılı biçimde önemsenmesi de bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili oluyor. 

 Dismorfofobi belirtileri nelerdir? 

-Görünüşteki kusurları çevresindekilerle kıyaslamak

-Vücudun belli bir kısmını, ayna ya da diğer yansıtıcı yüzeylerde defalarca kontrol etmek

-Fotoğraflarının çekilmesini reddetmek

-Hayali kusuru saklamak için elleri ya da duruşu kullanmak

-İnsanlarla bir araya geldiklerinde onların kendileri hakkında olumsuz konuştuklarını düşünmek

-Tuvalet ve bakım ritüellerini özenle yerine getirmek

-Fark edilebilir kusura sahip vücut kısmı hakkında abartılı araştırma yapmak

-Kusurun minimal olduğu ya da var olmadığı ya da bir tedavinin gereksiz olduğu yolundaki görüşlere ve doktorların tavsiyelerine rağmen cerrahi girişim ya da tıbbi tedavi aramak

-Fark edilebilir kusur hakkında içini rahatlatma arayışı ya da diğerlerini bunun anormal ya da aşırı olmadığına ikna etmeye çalışmak

-Fark edilebilir kusurun görünebileceği sosyal durumlardan kaçınmak

-Hayali kusurdan dolayı diğerlerinin yanında endişe ve çekingenlik hissetme (sosyal fobi) gibi belirtilerle kendini gösteriyor. 

Ayna hastalığı olarak da bilinen dismorfofobinin toplumda giderek artmasına neden olan en önemli faktörlerden biri de sosyal medya platformları… Kullanıcı sayılarının her geçen gün artış gösterdiği bu uygulamalar, dış görünüşünden mutlu olmayan kişileri olumsuz etkiliyor. Vücuduna ya da yüzüne uygun olmadığı halde beğendikleri ünlülere benzemek için biz estetik doktorlarına başvuranların sayısında da artış yaşanıyor. Günümüzde oldukça popüler olan İnstagram filtreleriyle kişiler, burnunu dikleştirip yüzünü cilt lekelerinden arındararak pürüzsüz hale getirebiliyor ve beğenmedikleri bölgeleri filtreler aracılığıyla değiştirebiliyor. Dismorfobik hastalar bu uygulamalar ile takıntı haline getirdikleri çirkinlik korkusuyla baş edebiliyorlar. Sosyal medya ve gerçek hayat arasındaki bu fark ise genellikle hastaları estetik operasyon yaptırmaya itiyor. Hastalar estetik operasyon yapılsa dahi aynı takıntıdan kurtulamayarak kendini sürekli mutsuz ve kötü hissediyor.

Dismorfofobi hastalarında genellikle küçük bir kusur olsa bile ortaya çıkan sıkıntı kusura oranla çok şiddetli olabiliyor. En sık üzerinde durulan vücut bölgeleri, görülme sıklığına göre yüz, saç, burun, cilt ve gözler olarak karşımıza çıkıyor. Ergenlikte vücutta oluşan fiziksel değişimler nedeniyle kişinin kendisini çirkin bulması, beğenilme, önemsenme ve kabul görme gibi nedenlerle çirkinlik düşünceleri takıntı hale gelebiliyor. 

Dismorfofobi, kadınlarda erkeklere, bekarlarda ise evlilere oranla daha sık rastlanıyor. Özellikle 15-20 yaş aralığında kendini göstermeye başlayan kendini kusurlu bulma durumu, kişilerde psikolojik sorunlara hatta intihara neden olabiliyor. Kusurlar nedeniyle hastaların yaklaşık üçte biri eve kapanıyor, beşte biri ise intihar girişiminde bulunabiliyor. Ebeveynlerin ergenlik döneminde çocuklarının bu gibi sıkıntılarını yakından gözlemlemeleri ve psikolojik olarak yardım almaları gerekiyor. 

Dismorfobisi olanların neredeyse hepsi, bu sorunu estetik müdahalelerle çözmeye çalışıyor. Ancak bu durum, sorunu çözmediği gibi içinden çıkılamaz bir hale getiriyor. Kişiler ameliyattan sonra duygu durumlarının düzelmediğini görüp başka başka ameliyatlar yaptırıyor. Estetik cerrahların bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor. Vücut dismorfik bozukluğu olan hastaların sözde kusurlarını tedavi etmeye yönelik cerrahi girişimler, dermatolojik yaklaşımlar ya da diğer tıbbi tedaviler hemen her zaman başarısızlıkla sonuçlanıyor. 

Estetik operasyonların giderek yaygınlaştığı bu dönemde, gerçekten fiziki bir sıkıntı olup olmadığının iyice düşünülmesi ve gereksiz estetik uygulamaların yapılmaması gerekiyor.  Dismorfobiye yol açan geneldekişilerin çocukları üzerinde uyguladıkları, özdeğerlerini zedeleyen olumsuz hareketlerdir. Dolayısıyla çözüm de psikolojik olmalı yani estetik cerrahlar bu hastaları konunun uzmanı psikoterapistlere yönlendirmeliler.