Birçok danışanım kortizon tedavisi uygulanırken; ileriye dönük yaşayacağı sıkıntılardan ve kimi zamanlarda risklerden endişe duymaktadır.

Bir hormon olan kortizon birçok rahatsızlıkta tedavi amacıyla kullanılan; kortikosteroidler yani kortizon, prednizon, deksametazon v.b. steroid yapıda olan ilaç gruplarıdır. Bu ilaç tipleri böbrek üstü bezlerinden salgılanan kortizon hormonuna benzerlik göstermektedir.

Beslenme her zaman kilo verme üzerine odak alınmamalıdır. Kimi zaman kullandığınız ilaçların etkisini minimuma indirmek kimi zamanda besin-ilaç etkileşimi yaşamamak için beslenmenin yeri her zaman önemlidir.

Peki Kortizonun Etkisi Nasıldır?

Kortikosteroid grup ilaçlar insüline zıt bir etki göstermektedir. Dolayısıyla glikojenezde ki artış karaciğerde glikojen üretimini ve depolanmasını artırırken; karaciğer dışında ki hücrelerde protein sentezini engellemektedir. Bu nedenle bu noktada antrenman yapan bireylerin kas yıkımına dikkat etmesi gerekmektedir. Peki protein bazlı mı beslenmeliyiz diye sorarsanız? Bu noktada da üre ve amonyak oluşumunu artırıp idrarda azot kaybına neden olabileceğini belirtmeliyim.

İştah Artışına Dikkat…

Kortizon yağların vücutta dağılımına etki ederken lipolizi arttırmaktadır. Bu nedenle kan şekerinde ki dalgalanmalar ve yüksek dozda seyreden insülin düzeyi iştahı artırarak lipogenik etki yaparlar.

Sinir Sistemine Etki Eder…

Bu tip ilaçların santral sinir sistemi üzerinde olumsuz etkileri vardır. Dolayısıyla; davranış değişikliği, depresyon, uykusuzluk ve iştah artması gibi durumlarla karşılaşılabilinir.

Asıl Sorun; Ödem ve Sıvı Dengesi…

Maalesef kortizon tedavisi en çok böbreklerde harabiyet yaratabilmektedir. Çünkü aldosteron reseptörlerini aktive ederek sodyum (Na) ve su emilimini artırırken; potasyum ve hidrojen kaybına neden olmaktadır. Bu durum süreç boyunca sıvı-elektrolit dengesine etki etmektedir. Çünkü kortizol yetersizliğinde böbreklerden su atma kapasitesi düşer, Ca ve ürik asit atılımı artar. Tüm bu noktalarda olası kardiovasküler rahatsızlıklara hassasiyet gösterilmelidir.

Kemik Erimesine Neden Olur mu?

Kortizon grubu ilaçlar, kalsiyumun bağırsaktan emilimini azaltarak böbreklerden atılımını artırır. Paratiroid hormon (PTH) salınımında ise ikincil artış yaparlar. Buna ek olarak fosfatların böbrek tübülerinden geri emilimini azaltarak fosfatüri ortaya çıkmaktadır. Kısacası kemik yapımı etkinliğini azaltarak kemik yıkımını artırmaktadırlar.

Neden Kortizon Kullanılırken Tuz Tüketimi Kısıtlanır?

Kortizon kullanılırken beslenmede fazla tuz tüketimi böbrekten kalsiyum atılımını artırarak emilimi azaltır. Yani Na emilimi ve Ca emilimi birbirini etkiler.

Peki Beslenmede Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Kalsiyumdan Destek Alın!

Uzun süreli ve yüksek dozda kortizon tedavisi sonucunda kemik yıkımı artarak osteoporoz meydana gelebilmektedir. Bunun sebebi östrojen seviyesini düşerek kalsiyumun bağırsaktan geri emiliminin azalmasıdır. Bu süreci dengelemek için kalsiyum açısından zengin besinleri beslenmenize ekleyebilirsiniz. Süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerin yanında yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, kuru baklagiller kalsiyum açısından zengindir. Ama belirtmeliyim ki süt ürünlerini tüketirken özellikle tuzsuz tüketmelisiniz.

Potasyumu Unutmamak Gerek!

Kortizon kullanan hastalarda sodyum kısıtlanması beslenmede primer başlangıçtır. Bununla beraber potasyum alımı artırılmalıdır. Çünkü kortizon böbrekte sodyumun geri emilimi artarak hipertansiyona neden olabilmektedir. Bu durumlarda potasyum atımını etkilediği için kas güçsüzlüğüne yol açması olasıdır. Bu nedenle potasyum bakımından zengin olan sebze ve meyvelerin tüketimini artırmak faydalı olacaktır. Tatlı patates , muz , yoğurt ,avokado, ıspanak, mantar, brokoli, incir potasyum açısından zengin besinlere örnek olarak verilebilir.

Sadece Sofra Tuzu Değil!

Sodyum kısıtlanması hepimizin bildiği en hassas konu fakat burada dikkat etmemiz gereken temelde tuz kısıtlamasının yanında paketli gıdaların, işlenmiş etlerin, turşu, salamura, konservelerin ve sosların gibi yüksek sodyum içeriği olan besinlere dikkat edilmeli.

Tüm bunlarla beraber bol su tüketimi, düzenli egzersiz yapmak ve kullandığınız ilaca yönelik beslenme planlamak hem tedaviye daha sağlıklı cevap almanızı sağlarken; sizi daha sağlıklı kılacaktır.

Uzm. Dyt. Öykü Yıldırım