Merhaba

Havalar soğudu. Onun dışında malum sebeplerle sokağa daha az çıkabilir, dostlarımızla daha az randevulaşır olduk. Böylesi zamanlarda kendimi “şikâyet” alanından çok “verimlilik” alanına çekmeye özen gösteriyorum. İtiraf ediyorum, her zaman kolay olmuyor, ama kolay olmuyor diyerek vaz geçmediğinde, yola devam ettiğinde oluyor. Yolda bana eşlik eden çok arkadaşım var; yazı, mandala, örgü, film, yemek, aromaterapi… Dedim ki bir gün kendime; “Madem dışarıdaki randevuların senin kontrolün dışında hayatından çıkma noktasına geldi, o halde kendinle randevu zamanları oluştur.” Bu fikir öyle iyi geldi ki kulağıma, sesim içimden yükselir yükselmez yüzüme bir gülümseme yayıldı.

İlk randevumda neler yaptığımı duymak ister misin? Ben anlatayım, belki sen de denemek istersin. Laf aramızda insan kendisiyle randevulaştığında anlıyor ne kadar uzun zamandır onu ihmal ettiğini.

Ben önce “Şefkat meditasyonu” ile başladım işe; şuraya linki bırakıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=_ejkrXK5Ogg

Sonra aldım elime bir kağıt bir de kalem yazmaya başladım:

Ne gördüğümü

Ne duyduğumu

Ne hissettiğimi

Burnuma hangi kokuların geldiğini

Ağzımdaki tatları

Fark ettim ki, insan gün içinde gördüklerini duyduklarını farkında bile değilmiş meğerse. Ve fark ettim ki içimde birden fazla his yazılarak dışa vurulmak için benim onları farkında olmamı bekliyorlarmış. İçlerinden bir tanesini seçip, saatimi 6 dakikaya kurdum ve hissimle ilgili içimden gelen ne varsa yazdım.

Baktım bu 6 dakikalık bilinç akışı şeklinde yazmak iyi geliyor, akşama doğru kendimle bir kez daha randevulaştım. Bu sefer “Uzun zamandır…” diye başlayan bir yazı yazdım. Yazarken ne noktalama işaretlerine dikkat ettim, ne cümlelerin süslü püslü ve anlamlı olmasına, ne de imla kurallarına. Yazdım sadece. Öylece. İçimden aktığı gibi. Bir yerde tıkandım, orada da kalemimin durmasına izin vermedim; “Tıkandım, yazamıyorum” yazdım, bir de baktım kalem açılmış yazmaya devam etmişim.

Dediğim gibi ben bu kendimle randevu saatlerinden çok keyif aldım. Sana da samimi bir randevu dilerim. Tüm kalbimle…

Özlem