Koronavirüs hakkında bilmeniz gerekenler

Herkese Merhabalar,

Sizlerin de bildiği üzere, Covid-19 küresel salgını, dünyanın her yerini etkisi altına aldı. Bu günlerde günlük hayatımızla beraber, dünyadaki ekonomik ve sosyal sistemler de salgına göre şekillenmeye devam ediyor. Koronavirüs, haber kanallarında, yazılı basında ve sosyal medya mecralarında birçok bilginin de yayılmasına yol açtı.

Koronavirüs hakkında son güncel gelişmeleri, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nın güvenilir verileri ışığında siz değerli okuyucularım için derledim.

Virüslere Karşı Silahımız Yetersiz

Virüs demek, küçük bir mikrop demektir. Benzeri bakteri de olabilir. Tabii bakteriler, virüslerden farklı olarak vücudumuza girip enfeksiyon oluşturmalarına karşın onlarla savaşacak antibiyotiklere sahibiz.

Ancak virüsler, bakterilere göre biraz daha az bilinen, antiviral dediğimiz ajanların daha yeni yeni gelişmeye başladığı, onlara karşı silahımızın az olduğu bir mikrop ailesidir.

COVID-19, Koronavirüs ailesi içerinde yer alan bir virüstür. Korona, “taç” anlamına gelir, COVID-19 taçlı bir virüstür. COVID-19’un doğal konakçıları; evcil ve yabani hayvanlar, yani yarasa, domuz, kemirgenler, kanatlı hayvanlardır. Ancak insanlarda da enfeksiyona yol açabiliyor.

COVID-19 virüsünün neden olduğu enfeksiyonlar daha çok üst ve alt solunum yollarında etkili oluyor. Dünya, Koronavirüsü ailesi ile daha önce de karşılaştı. 2002'de SARS (Ciddi AKUT Solunum Sendromu), 2011'de MERS (Ortadoğu Solunum Sendromu) gibi salgınlar ortaya çıktı.

COVID-19, Koronavirüs ailesi ile benzerlik gösterse de, birtakım farklılıklar söz konusudur. COVID-19’da kuluçka süresi biraz daha uzun ve hastaneye başvurmayı gerektirecek olgu sayısı da daha düşüktür.

COVID-19 olgularının %80’i bulgusuz ve hafif bulgularla geçiriyor. Ancak geri kalan %20’de ise hastaneye başvurma gereksinimi oluşuyor. Hastaneye başvuran olgular arasında da ileri yaşta eş bir hastalığı olan, şeker hastalığı olan, sigara kullanan, kalp ve böbrek yetmezliği olan bireyler yer alıyor. Bu bireylerde daha yüksek bir ölüm oranı saptanmaktadır.

Bulaştırıcılık ve Dış Ortamda Dayanma Süresi Bilinmiyor

Koronavirüsün genel olarak dış ortamda dayanıklı olmadığı, genellikle cansız yüzeylerde birkaç saat içerisinde aktivitesini kaybettiği kabul ediliyor. Tabii burada virüsün cansız yüzeydeki aktivite suresinin yanı sıra bizim o yüzeye temas etme süremizin de önemli olduğunu vurgulamak gerekiyor.

Koronavirüs’ün bulaştırıcılık süresi ve dış ortamda dayanma süresi net olarak bilinmemektedir. Son zamanlarda bu virüsün kapalı ortamda, havada da bir süre asılı kaldığı gözlemlenmiştir. Bu yüzden eller, 20 saniye kuralı gözetilerek düzenli olarak yıkanmalı ve ellerimizi gözümüzle temas ettirmemeli ve sosyal mesafeyi korumalıyız. Bunun yanında kapalı ortamlarda da çok yakın mesafelerde bulunmamalı ve içerisinde bulunulan kapalı ortamı 2 saatlik aralıklarla düzenli olarak havalandırmalıyız.

Tam İzolasyon Hayati Önem Taşıyor

Öncelikle evden çıkmama uyarısına ciddi bir şekilde riayet etmeliyiz. Eğer tam olarak izolasyonu sağlayabilirsek, pandeminin tamamen kontrol altına alınması daha kısa sürede gerçekleşebilir.

Eğer kısmi bir izolasyon olursa, pandeminin kontrol altına alınması 7-8 haftayı bulabilir ve süre daha da uzayabilir. Bundan dolayı tam izolasyona ciddi anlamda önem vermek gerekir.

Dışarı çıktığımızda maske takmak bir önlem olabilir ancak maskenin nemlenmesi, ıslanması, ya da maskemize elimizle temas etmemiz ve sonrasında elimizi, yüzümüze ve gözümüze sürmemiz, maske kullanımını anlamsız kılacaktır. Ayrıca eldiven kullanırken de elimizi kesinlikle yüzümüzle temasa geçirmemeliyiz.

En Ufak Bulguda Hastaneye Gitmek Risk Oluşturuyor

Sağlık Bakanlığı tarafından, olası vakalar, kesin vakalar, olası ve kesin vakalara yakın temaslı kişiler, havaalanında tespit edilen kişilerle ilgili ayrıntılı algoritmalar mevcuttur ve prosedürler uygulanmaya devam etmektedir.

Eğer hasta olduğunuzu düşünüyor ve bir sağlık kuruluşuna hemen başvuruyorsanız, bu noktada süreci çok iyi analiz etmeniz gerekiyor. En ufak bir bulguda sağlık kuruluşuna başvuruyorsanız, birtakım risklerden bahsetmek mümkündür.

Bunlardan ilki, eğer ki Koronavirüs değilseniz, hastane ziyaretinizde virüsü kapabilirsiniz. Bunun dışında Koronavirüs’e yakalanmış olabilir ve evdeki kişileri de riske sokabilirsiniz. Bunun yanı sıra virüs taşımadığınız halde hastaneleri ziyaret ederek aşırı bir yoğunluğa neden olabilirsiniz. Bu durum aynı zamanda, ciddi anlamda yardıma ihtiyacı olan hastaların destek almasını zora sokmak manasına da geliyor.

Bu gibi aksaklıkların önüne geçebilmek için olası COVID-19 vaka sorgulama kılavuzundan yararlanıyoruz. Evde kendiniz de bu kılavuzlar yardımıyla bulgularınızı tespit edebilirsiniz.

Herkese sağlık dolu günler dilerim.

KBB Hastalıkları Uzmanı

Prof. Dr. Ozan Seymen Sezen

WEB SİTESİ

INSTAGRAM