Bipolar bozukluk yaşayan birine nasıl yaklaşılmalı?

Manik depresif bozukluk olarak da bilinen bipolar bozukluk, tedavi edilmediği durumlarda bireyin yaşam kalitesini bozan, ciddi bir ruhsal hastalıktır. Bipolar bozukluk, kabaca maniden depresyona kadar uzanan, ruh halindeki ‘aşırı’ değişiklikler ile karakterizedir. Mani döneminde de, depresyon döneminde de kişinin riskli davranışlarda bulunmasına ve kendisine zarar vermesine sebep olan, yaşamın her alanına etki eden bir hastalıktır. Diğer insanlarla olan ilişkilere, maddi duruma, aile içi ilişkilere, iş hayatına, kariyer planlamalarına olumsuz etkileri olabilir.

Hastalığın ortaya çıkışında kanıtlanabilen bir neden yoktur ancak genetik geçiş önemli bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır. Bipolar bozukluk her yaşta ve her cinsiyette ortaya çıkabilir, kişilerin psikolojik yapıları, sosyokültürel, ekonomik durumları ile ilişkili değildir.

Beyindeki biyokimyasal düzensizlik bu kişileri duygusal ve fiziksel strese daha duyarlı hale getirir. Bu bozukluğa sahip olan kişilerde zaman zaman hezeyanlar da (büyüklük sanrısı, paranoid fikirler, zarar görme algısı, gerçeğe dayalı olmayan korkular) gözlemlenebilir.

Tedavi sürecine ailenin de dâhil edilmesi ile daha verimli sonuçlar alınabilmektedir. Çünkü hastalığın başlangıcı çoğu zaman hastanın kendisi tarafından fark edilemez, ancak yakın çevresi tarafından fark edilebilir.

Hasta Yakınlarının Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

1-Hastalığın belirtilerini tanımak ve önlem almak

Depresif atak için dikkat edilmesi gereken belirtiler:

-Yorgunluk, bitkinlik, enerjisizlik

-Bezgin ruh hali, moral bozukluğu

-Artan derin düşünce, dalgınlık

-İlgisizlik, keyifsizlik

-Uykuya dalma güçlüğü veya kesintisiz uyuyamama

-Sinirlilik

-Her şeyi kendi üstüne alınma, başkalarının kendisi hakkında kötü konuştuğu duygusuna kapılma

-İntihar düşüncesi (ölme isteğinden bahsetme, ölüm için hazırlık planları yapma, intihar notu yazma) veya şiddet hissi (kendisine veya diğer insanlara yönelik).

Manik atak için dikkat edilmesi gereken belirtiler:

-Aşırı sevinç, aşırı coşku

-Her zamankinden fazla konuşma

-Artan aktivite ve enerji

-Değişen algılama (sese karşı duyarlılık, keskin algılama)

-Azalan uyku ihtiyacı

-Artan ilişki isteği

-Önemli olma ve bütün ilgilerin merkezinde olma duygusu

-Artan alkol ve uyuşturucu kullanımı

-Artan kendine güven, yapmaya karar verdiği her işi başaracağı duygusu

-Aşırı duyarlılık, gerginlik, sabırsızlık

-Artan para harcama

-Her zamankinden fazla kavga ve tartışma

Hastalık belirtilerinden bir ya da bi kaçının varlığını hissetmeniz durumunda takip eden doktora ve psikoloğa başvurmak, erken müdahale ile yeni bir atağın en kısa sürede ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır.  

2-Hastalığı tetikleyen etmenlere dikkat etmek ve önlem almak

İlaç kullanımının aksaması veya dozlarının doktor kontrolü dışında değiştirilmesi

Uyku düzeninin bozulması

Yoğun stres – ani yaşam olayları

Alkol ve madde tüketimi 

Hasta ilaçları bırakmaya çalışıyorsa, yaşamında ani gelişen çok sarsıcı bir olay olmuşsa, alkol tüketimi artmışsa ve benzeri durumlarda mutlaka doktoruna ulaşıp bilgi vermek gerekir.        

Bipolar bozukluk yaşayan birine nasıl yaklaşılmalı

Hastaya karşı ailenin tutumu nasıl olmalı?

-Kişiyi, hastalığı ile ilgili durumlar için yargılayıp eleştirmeyin.

-Stres faktörlerinden uzak tutmaya ve aile içi çatışmaları en aza indirmeye çalışın.

-Ev içindeki iletişimin daha sakin ve fazla olmasına dikkat edin.

-Geçmişe odaklı olmayın, geçmiş hatalar üzerinde durup problem odaklı iletişim kurmayın.

-Koşulsuz kabul ve sevgi mesajını almak hastalık sürecindeki kişiler için oldukça önemlidir.

-Kişiyi çabuk değişmesi için zorlamayın ve böyle bir beklentide olmayın. “İyileşti mi iyileşmedi mi, değişmemiş” şeklindeki yaklaşımları hissedecektir. Kişiden bir an önce değişmesi yönündeki beklentileriniz gerçekçi olmayıp baskı hissetmesine sebep olacaktır. Değişim için kendisine zaman verin, bu haliyle de kendisinden rahatsız olmadığınız mesajını almasını sağlayın.

-Olumlu duygu ifadelerini artırın, olumsuz duygu ve düşüncelerinizi yerinde ve zamanında, uygun dozda ifade etmekten kaçınmayın. Unutmayın ki zamanında sergilenen uygun ifade ve aktif davranış, birikimi engelleyecek, iletişimi güçlendirecektir.

-Sosyal ortamlardan dışlanması ve hastanın eve yönlendirilmesi doğru değildir. Mümkün olduğunca sosyal çevresinin geniş olması ve sosyal aktiviteler ile meşgul olması gerekmektedir.

-Yaşamı ile ilgili kararları siz almayın, aşırı koruyucu ve yönlendirici tutumlardan uzak durun.

Kişinin gerçek dışı düşünceleri meydana geldiğinde ve sizinle paylaştığında aksine inandırmak için ya da o düşünceden vazgeçirmek için tartışmayın, bu hastayı gerçek dışı düşüncelere iten ve onlara sarılmasına sebep olan bir durumdur. Bunun yerine ilaçlarını alıp almadığını kontrol edin ve hemen doktoruna ulaşın.  

-Tedavi ekibinin yönlendirmesi gereken durumları tedavi ekibine bırakın. Tedavisi için destek olun ancak doktor ya da psikolog rolünü üstlenmeyin ve gerekli durumlarda kişiyi tedavi ekibine yönlendirin. Aksi takdirde rollerin karışması ilişkileri zedeleyecek ve tedavi sürecini de sekteye uğratacaktır.

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet