Okula adaptasyon sürecinde çocuklara doğru yaklaşımın püf noktaları

Pandemi nedeniyle uzaktan eğitimin ardından yüz yüze eğitime dönüş yapan çocukların uyum sorunları yaşamasının normal görülmesi gerekir. Bu dönem aslında çocuklar ve aynı zamanda ebeveynleri için de zor bir süreç oldu. Ebeveynler de çocuklarıyla birlikte uzaktan eğitime dahil oldular. Bu süreçte hem kendi psikolojik sağlıklarını korumaya çalışırken hem de çocukların psikolojisini desteklemek için çaba sarf ettiler. Okul çağındaki çocuklar bu durumdan çok daha fazla etkilendi. Alıştıkları düzeni terk edip uzun bir süre eve kapanmak ve sorumluluklarını uzaktan yönetmek zorunda kaldılar. Sosyal ortamlarından uzaklaşmak zorunda kalıp fiziksel özgürlükleri ellerinden alındı. Bu durumun bu süreçte çocuklar üzerinde elbette birçok yönüyle olumsuz sonuçları oldu. Şimdi ise zorlayıcı bir sürecinden ardından tekrar düzenlerini terk edip eski sisteme geri dönüş yapıyorlar.

Uyum problemi yaşamaları normal

Yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte uzun süre okullarından ve arkadaşlarından uzak kalan çocuklar uyum problemleri yaşayabilirler. Bu sürecin olması gereken normal bir durum olduğunu ve geçici bir süreç olduğunu düşünmelerinde fayda olacaktır. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına karşı kucaklayıcı ve sabırlı olmaları gerekiyor. Çocuklarıyla konuşurlarken çocukların hangi duyguları hissettiklerine önem verilip kendilerini yalnız hissetmemeleri ve güvende hissetmeleri konusunda destek olunmasında fayda var. 

Okula adaptasyon sürecinde çocuklara doğru yaklaşımın püf noktaları

Çocuklarla “Neden ağlıyorsun veya neden korkuyorsun, korkulacak bir şey yok büyüdün sen artık” gibi eleştirel konuşmalar yapmak yerine “Okula uzun süre sonra tekrar başlayacaksın, nasıl hissediyorsun?” gibi konuşmalar yapmak ve açık uçlu sorular sormak çocukla konuşmayı başlatabilir ve sağlıklı iletişim sağlanır. Sağlıklı bir iletişim ile birlikte güven verici konuşmalar yapmanın öneminin farkında olunması gerekir. Çocukların yeni düzen ile ilgili duygularını konuşabilmesi ve paylaşabilmesi için fırsatlar yaratılmalı ve rahatlamalarına imkan saplanmalıdır. “Bugün okulda kendini nasıl hissettin? Heyecanlandığın veya mutlu olduğun anlar oldu mu? Kendini iyi hissetmediğin konular neydi?” gibi konuşmalar yapmak çocuğa iyi gelecektir ve kendisini yalnız hissetmesine engel olacaktır.

Ebeveynler endişelerini çocuklarına yansıtmamalı

Ebeveynlerin yüz yüze eğitim ile ilgili kendi endişelerini çocuklarına yansıtmamalı ve dile getirmemelilerdir. Ebeveynlerin endişelerinin yüksek olması çocuğun kaygı düzeyinin artmasına sebep olur. Bu yüzden çocuğun okula karşı motivasyonuna zarar verip okula karşı konsantrasyonunun azalmasına ve uyum sürecinin zorlaşmasına sebebiyet olabilirler. Bu konuyla ilgili endişeleri hakkında öğretmenler veya kurumlarla iletişime geçilebilir. Çocuklarla okula gitmenin faydaları ve olumlu tarafları hakkında konuşulması motivasyon sağlayıp iyi gelecektir. Küçük yaş grubu çocuklarla okul sonrasında okul içerikli oyunlar oynamak, eğlenceli oyunlar oluşturmak kaygıyı azaltan bir faktör olabilir. Çocukla birlikte spor yapmak gibi faaliyetlerde bulunmak da iyi bir seçenek olabilir.

Öte yandan, ebeveynler çocuklarıyla dersler hakkında sohbet edebilmeliler. Zaman zaman çocukların onlara ders anlatmasını sağlamalarında fayda vardır. Çocuklarla birlikte bir zaman çizelgesi hazırlanması ve gün planlaması faydalı olabilir. Bu sayede çocuk disiplinli bir çalışma sistemi oluşturabilir. Aynı zamanda ders dışında başka aktivitelere de ayıracağı zamanı bilirler. Zaman çizelgesiyle çocuğu sıkmak yerine esneklik sağlanmalı. Çocuklara pozitif geri bildirimler sağlanmalı. Gün içerinde ne kadar yorulduğu ve zaman zaman sıkıldığını bildiklerini söyleyebilirler. Fakat aynı zamanda çocuğun elinden geleni yaptığını ve onu takdir ettiklerini ifade etmek de çok önemli.