Doğal afetlere psikolojik olarak hazır mıyız?

Ege Bölgesi'nde meydana gelen deprem ve Doğu Karadeniz’deki sel felaketi örneklerinde olduğu gibi belli bir doğal afet yineleyen şekilde meydana geliyorsa bölge halkı bu afetlere ‘aşina’ olabilir. Ancak doğal afetler tüm toplumda her seferinde aynı şiddette travma etkisi yaratır ve hiçbir zaman buna psikolojik olarak hazırlıklı olduğumuzu söyleyemeyiz.

Son günlerde ülkemizin değişik noktalarında meydana gelen sel ve yangın felaketlerini uzaktan, medyadaki görüntülerden izleyenler bile derinden etkilenmiştir. Birincil olarak etkilenen, ailesinden birini, evini, tarlasını, ağaçlarını, beslediği hayvanlarını kaybedenler kuşkusuz en ağır travmayı yaşayanlardır.

Doğal afetlerin yarattığı travmayla nasıl baş edebiliriz?

Öncelikle afetten birincil olarak etkilenenler için şunları söyleyebiliriz:

Afet sonrası yaşanan korku, kaygı ve devamında gelişen çarpıntı, titreme, uykusuzluk, sinirlilik, ani irkilmeler, ağlayamama ya da ağlama krizi gibi belirtiler, anormal bir olaya verilen normal tepkilerdir. Bunlar kişi güvenli bir alana kavuştuktan sonra kaygısı azaldıkça günler içinde kaybolur.  

Afetzede olayın tamamını ya da bazı anları hatırlamayabilir, afet bölgesine gidemeyebilir, olayla ilgili konuşmak istemeyebilir. Ancak sosyal desteğin ruhsal travmadan etkilenme üzerinde iyileştirici gücü vardır ve ilk fırsatta, güvenli ortamda yaşananları konuşmak önerilmektedir.

Afetzedenin genel sağlığına, kişisel bakımına özen göstermesi, nefes – gevşeme egzersizlerini uygulaması da travmanın etkilerinden sıyrılmasında yardımcı olacaktır.

Her türlü desteğe rağmen psikolojik etkilenme günler sonrasında da şiddeti azalmadan devam ediyorsa mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gereklidir. Çünkü afet gibi travmatik deneyimlerden sonra bazı kişilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu geliştiği bilinen bir olgudur. Ruh sağlığı uzmanı kişiyi değerlendirdikten sonra gerekli ilaç tedavisini planlayacak ve psikoterapi desteğiyle birlikte takibe alacaktır. Travma konusunda deneyimli klinik psikologların sıklıkla kullandığı, etkinliği kanıtlanmış olan EMDR tekniğiyle tedavide yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Çok ağır olgularda, elbette hastaneye yatırarak en güçlü tedavi yöntemlerinin uygulanması başvurulan bir diğer seçenektir. 

Doğal afetlerde çocukların ruh sağlığı için neler yapılmalı?

Doğal afet sonrasında çocuklarda titreme, bağırma, konuşamama, donukluk, ya da olanlara tamamen ilgisiz,  eğleniyormuş gibi davranma görülebilir. Bazı çocuklar yalnız kalmaktan, karanlıktan korkabilir, uykusuzluk çekebilir, ani irkilmeler yaşayabilir. Bunlar da yine erişkinlerde görülenler gibi normal tepkilerdir.

Öncelikle çocuğun yaşına uygun şekilde ne olup bittiğini açıkça anlatmak, yaşanan gerçekliğe uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır. Burada önemli olan, çocuğa açıklama yapan yakınının duruşu, ses tonu, jest ve mimikleriyle verdiği güven mesajdır.

Çocuğun afet sonrasında mümkünse daima anne-baba ya da aileden en yakın bireylerin yanında olması, bakımıyla bu kişilerin ilgilenmesi, güven duygusunu yeniden kazanmasıyla birlikte ruh sağlığını koruyucu etki sağlayacaktır.

Çocukların afete ait görüntüleri medyadan tekrar tekrar izlemesini engellemek gerekir. Aksi halde her maruz kalma travmatik etkilenmeyi kötüleştirir.  

Çocuklarda da travma belirtileri birkaç hafta sonra halen devam ediyorsa mutlaka bir çocuk ergen psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.