Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

Elvin Levinler, bir dönem dizilerin aranılan ismiydi. Ama o oyunculuğu bırakıp, dünyayı gezmeyi seçti. Eşi Bülent Hacıömeroğlu ile beş kıta sayısız şehir gördü. Evlendikten sonra üç yıl evsiz yaşayıp, her şeyi aracın bagajında tutan Levinler, "Eşyalarımız otellerin deposunda duruyordu. Pandemi döneminde ilk kez evliliği evlilik gibi yaşadık" diyor. Elvin Levinler'le hikayesini ve evliliğin kendisini nasıl değiştirdiğini konuştuk. 

Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

Seninle en son yeni dizi projen için bir araya gelmiştik. Şimdi karşımda beş kıta, sayısız şehir gören bir gezgin var... 

Eşim (Bülent Hacıömeroğlu) kamera arkasını çok iyi biliyor, mimar. Gözü de çok iyi. Çok keyif alarak onunla bir şeyler çekmeye başladık. O zaman dijital platformlar bu kadar güçlü ve yaygın değildi. Sadece bize anı olsun diye keyif aldığımız seyahatlerimizi çekiyorduk. Güzel tepkiler alınca, daha çok motive olduk ve daha çok yükledik. Sonra onlara bazı markalar dahil olmak istedi. Ve derken biz marka iş birlikleri yaparak seyahat etmeye başladık. Beş sene olmuş...

Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

Oyunculuğu bırakmak radikal bir karar gerçekten. Bu kariyer seçimini nasıl yaptın?

Aslında bir şekilde televizyon ortamında kalmak istemediğimi, oyunculuğa devam etmek istemediğimi biliyordum. Sonuçta zaman çok kıymetli. Dizi temposundayken her şey çok hızlı olup bitiyordu. Ben zamanı dolu dolu geçirip, dünyayı görmek istiyordum.

Bu işin güzel tarafı içeriği sen belirliyorsun. Giymek istediğini, söylemek istediğini sen yapıyorsun.

Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

Bir gezginin 'Evde kal' hashtag'i kullandığı bir dönemdeyiz. Pandemi süreci seni zorladı mı?

Bizim sadece seyahat değildi içeriğimiz, hayatımızı paylaşıyoruz. Yoga yapıyorum, eğitmenliğim var, pandemiden bir ay önce kanal açmıştım. Pandemi sürecinde o yoga kanalı birçok kişiye ulaştı. Aslında her şey doğru zamanlama... Diziyi bırakmaya karar verme anım, video çekmeye başlama anımız, 2016 dönüşüm yılıydı ve bizi buraya getirdi. Üç sene evsiz yaşadık. İstanbul'da evimiz yoktu. Seyahatlerden geldiğimizde otellerde kalıyorduk.

Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

Gerçekten mi?

Evet, o kadar burada yoktuk ki çünkü... Her şey aracın bagajındaydı. Eşyalarımız otellerin deposunda duruyordu. Sürekli yer değiştiriyorduk. Ağustosta "Artık bir evimiz olsun" dedik ve ev tuttuk. Şubatta pandemi oldu. Hiç evimiz yokken bir anda küçücük bir evde aralıksız zaman geçirdik. Pandemi döneminde ilk kez evliliği evlilik gibi yaşadık.

Çok iyi geldi. İhtiyacımız varmış, yorulmuşuk. Her gün yemek yapmak, kendi pratiğime daha çok zaman ayırmak iyi geldi. Çok içerik ürettik tabii ki. Yine dijitalin kullanımının arttığı bir dönem oldu. Özellikle ilk ay çok çalıştık. Tabii ki her zaman o kadar pozitif değildi, bizim de yorulduğumuz, önümüzü göremediğimiz anlar oldu.

Elvin Levinler: Üç yıl evsizdik, pandemide evliliği evlilik gibi yaşadık

'Herkes bu işe başlayabilir'

Herkes ucundan kıyısından bu işlere girmek istiyor. Sosyal medyada içerik üretmek isteyenlere neler tavsiye edersin?

Herkesin telefonu var, herkes bu işe başlayabilir. Başlamak için ekstra bir ekipmana, bir şeye ihtiyaç yok. Sadece motivasyon... "Ben de bu işi yapacağım, ünlü olacağım ya da takipçim bu kadar, beğenim şu kadar olacak" diye yaparsan muhtemelen çok zorlanırsın. Bence en önemlisi, içindeki yapma isteği ve devamlılık...

Arkadaşlarımdan da fark ediyorum, mesela bir tatile gittiğinde "Paylaşacağım" diyor ama bir alev başlıyor, sonra sönüyor. Bunun için gerçekten biraz sabredip, emek göstermek lazım. Sonuçta bugün geldiğimiz noktada gerçekten hiç boş anımız yok.

Artık yerleşik düzene geçtiniz, çocuk düşünüyor musunuz?

Dört senedir evliyiz. Ben eskiden beri çocukları çok seven biriyim. İsterim çocuğumuz olsun. Ama bu dönemde çok zor. Şu an biz bile önümüzü göremiyoruz.

Evlilik neleri değiştirdi?

Benim her şeyimi değiştirdi. Bir kere evlenene kadar hiç evlenmeyi düşünen bir insan değildim. Çünkü evlenmek demek yerleşik düzene geçip, sabah akşam birbirini görüp, geçen günler gibi geliyordu. Oysa biz evlendik, evimizi kapattık. Dünyayı dolaşmaya başladık. Beraber çok fazla şey paylaştık. Ve sürekli ortam değişirken değişmeyen tek şey yanındaki kişi oluyor. O yüzden de çok başka bir bağ oluyor. Bülent'in sabrı, olgunluğu, problem çözücü yanı, sakinliği... Ben genel olarak her duyguyu yüksek yaşıyorum. Ama o çok dengeli, her şeye karşı, bana da karşı. Beni sakinleştirdi. Uç tepkilerimi köreltti. Bulunduğumuz anı daha dolu dolu yaşamaya başladım.

"Ah ben de oynasaydım keşke" dediğin projeler olmuyor mu hiç?

Hiç olmuyor gerçekten... Elvin ve Bülent olarak bir şeyler yapmak, kendi isteğin doğrultusunda ürettiğin şeyi belirlemek bence çok önemli. Öbür türlü yazılmış bir metni, bir karakteri iyi canlandırmak hâlâ çok kıymetli, sonsuz saygım var ama aslında zaten ben kendimi de orada çok görmüyorum. Dizide oynarken bile kendimi çok iyi bir işte başrol oynarken görmüyordum ama dünyayı gezdiğim bir TV programı yapabilirim diye düşünüyordum. Bir şekilde hayat çok istediğim gibi gelişti...