Piraye Erdoğan: Yaşam senin dönüşmeni bekliyor!

'Seyir' son zamanların en çok satan ve konuşulan kitabı. Yazarı Piraye Erdoğan, Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni, ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiş. Uzun yıllar reklam sektöründe çalışan Erdoğan, 27-39 yaş arasını 'Neden mutlu olamıyorum, neden böyleyim'i sorarak geçirmiş. Kendi dönüşümünü, "39 yaşına geldiğimde bir gün öfke krizi geçirdim ve bütün kitapları hiçbir işe yaramıyor diye fırlattım. Sonra 'Bunu çözeceğim' dedim ve yedi yıl süren bir araştırmaya giriştim. Müthiş bir süreçti. 'Ben nereye gitmek istiyorum?' diye sormak lazım. Yaşam senin dönüşmeni bekliyor!" sözleriyle anlatıyor. Kitabı ve programlarıyla da yol gösterip, daha sağlıklı, mutlu bir hayat için çözdüklerini  paylaşıyor.  

'Seyir', çok satanlar listesinde bir numaraya yükseldi. Bu kadar ses getireceğini tahmin etmiş miydiniz?

Kesinlikle bunu planlamıştım! Benim kursum, eğitimlerim, aktarmak istediklerim zihin insanından gerçek bir insan olmaya geçiş üzerine. Zihin insanı, yanlış işleyen bir mekanizma. Dolayısıyla insanlar zihin insanı halindeyken 'Dışarısı yüzünden böyleyim' zannediyor. Halbuki sistemi ve işleyişi doğru anladığımız zaman görüyoruz ki her şeyin kaynağı ve başlangıcı sensin. Neyi deneyimlemek istersen gerçekleştirebiliyorsun. 

Biraz daha açar mısınız?

3-7 yaşı arası adeta kendimizi hipnotize ettiğimiz dünyadan uyanıp, gerçek bir insan gibi işlemeye başladığımız zaman deneyimlemek isteyip de yapamayacağımız hiçbir şey yok. Yani vizyon oluşturup, yaşamamız lazım. Hep aynı şeyi tekrar etmek yerine, "Ben nereye gitmek istiyorum?" diye sormak lazım. Ben bir çözüm buldum: Neden insan mutsuz, işlemiyorun cevapları ve nasıl işler hale gelir, kendini gerçekleştirerek istediklerini deneyimlerin uygulaması...

Ben Piraye nasıl olurum, sen Senem nasıl olursun? Tamamen mantık ve matematik. Programı herkes için işleyecek bir metodoloji halinde sunuyorum. Dolayısıyla bunu mümkün oldukça çok insana yaymak istiyorum.

'Derdim, çözdüklerimi anlatmak'

Yazım süreci ne kadar sürdü?

Dört sene uğraştım. Herkese ulaşacak şekilde o vizyonu kurarak yazdım. Derdim, yazar olmak mıydı? Hayır. Derdim, çözdüklerimi daha çok kişiye aktarmak. Ben bunu bir kurs aracılığıyla veriyorum ama koca Türkiye'de kaç kişi gelebilir? Dedim ki, bir kitap haline getireyim ve herkese ulaşsın. Kursun tamamımı var içinde.

Sizin 'zihin insanı'ndan gerçek bir insan olmaya geçişiniz nasıl oldu?

Ben varlıklı bir aileye doğdum, iyi okullarda okudum. Tahsilse Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni, ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdim. Fakat derler ya, "Kızım sana her şeyi verdik, neden mutlu olamıyorsun?" Böyleydi gerçekten.

Ben neden bu haldeyim? Bunu mantık almıyordu. Parası olmayan bir insan diyebilir ki "Çünkü imkanım yok", tahsili olmayan bir insan diyebilir ki "Eğitimim yok"... Bunlar da geçerli değil esasında.  

27-39 yaş arasında gitmediğim kurs, okumadığım kitap, peşine takılmadığım guru kalmamıştı. 39 yaşına geldiğimde bir gün öfke krizi geçirdim ve bütün kitapları hiçbiri işe yaramıyor diye fırlattım. Sonra "Bunu çözeceğim" dedim ve yedi yıl süren bir araştırmaya giriştim. Aydıkça kafamı duvarlara vurasım geldi, aydıkça yeni sorular oluştu. Müthiş bir süreçti. Bu arada çalışıyorum, çocuğumu yetiştiriyorum. 2012 yılında artık anladım biz neden bu haldeyiz ve nasıl çıkarız. Fakat tek bir eksiğim vardı, enerjim hiç yoktu. O kadar yorgundum ki. Dönüşüm denen şey enerji gerektiriyor. Orada da benim imdadıma nefes yetişti.

Kitapta da "İhtiyaç duyduğumuz enerjinin yüzde 75'i nefesten almamız gerekiyor" diyorsunuz...

Zihinden özgürleşmezsek, zihin dönüşümü yaşamazsak hiçbir şeyi dönüştüremeyiz. Nefesi neden kendi programımda bu kadar öne çıkarıyorum? Çünkü bana ihtiyacım olan enerji ve canlanmayı verdi. Hep söylerim o günlerde kimin eli değdiyse bana Allah bin kere razı olsun. Muazzam bir enerji geldi ve ben kendi çözdüklerimi hayatıma uygulamaya başladım. Sonra da çok hızlı her şeyin değiştiğini gördüm. Kuran-ı Kerim'de bir laf var: "Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım."

Esasında yaşamın bunu söylediğini okursan gerçekten yaşamaya bir adım attığın zaman 10 kat sana farklılık geliyor. Yaşam senin dönüşmeni bekliyor! Programımda da bunu anlatıyorum. Eskiden bire bir çalışıyorduk, sonra yetişememeye başladım. Online seanslarla devam ediyoruz.

'Seyir'in dizi ya da film olmasını ister misiniz?

Kitabı yazdım, bir numara ama Türkiye'nin kitap okuma oranına baktığınız zaman çok düşük. 'Seyir'in sinema filmi değil, dizi olmasını istiyorum çünkü içerdiği bilgiyi 2-2.5 saatte kavramak zor. Ondan sonraki adım, yabancı dile çevrilmesi.

'İnsanlar Çağla'nın anlattığı şeyi onda gördü'

Çağla Şıkel de programınızı anlatan bir video çekti... 

Tamamen sürpriz oldu bana, herkesle birlikte izledim. İnsanlar Çağla'nın anlattığı şeyi onda gördü. Ben reklamcıyım, reklamla bunu sağlayamazsınız. Çünkü oluş inandırır. Bu arada Çağla'nın çok büyük bir etkisi var. Her tanınmışlık aynı etki değil. Sağ olsun bahsetmesiyle inanılmaz bir ilgi oldu.

Yılbaşında yaptığım iki saatlik programa da katıldı ve gelen soruları yanıtladı. Orada çok güzel bir şey dedi; "Bakın belki diyebilirsiniz ki sen zaten zenginsin, meşhursun ama mesele o değil. Kendini yaşamaya başlamak bambaşka bir şey. Keşke kelimelerim olsa da size anlatabilsem..."  

Bunu da şöyle ifade edebilirim, ben aynı zamanda human design diye bir ilmin de eğitmeni ve analistiyim. Hepimiz bir programla doğuyoruz ve benzersiz tasarımlarız. Her tasarımın bir amacı var ve belli yetilerle onu ifade etmek için geliyor. Kendimizi 3-7 yaş arası zihin dünyamıza hapsettiğimiz zaman sahte bir kimlik üretiyoruz. Mesela 'Değersiz Piraye' gibi. Ve aynı şeyi hep tekrarlayarak yaşıyoruz... O zaman da istediğin kadar paran olsun, istediğin kadar o, bu ol içindeki sıkıntı, boşluk hissi, memnuniyetsizlik geçmiyor. Herkes benim gibi enkaz başlamak zorunda değil, gayet Çağla gibi bir insan da başlayabilir. Bu program herkes için, insanın işlemesi için. Dünyada bir sürü farklı yol bulan insan var,  bu benim programım.

Yeni projeleriniz var mı?

Yakında bir sürprizim olacak. Eğitim almak isteyen çok oluyor. Şu an onun üzerine çalışıyorum. Çok daha kolay erişebilir hale gelmesi için bir şey yapacağım. Programa katılamayanlar 'Seyir'i okusunlar. Hatta bir kere okumakla kalmasınlar, birkaç kere okusunlar. Orada Mina'ya önerilen teknikleri hayata uygulasınlar. Bana çok kişi sigarayı, tırnaklarımı yemeyi bıraktım diye yazıyor.

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet