Daha iyi bir dünya mümkün mü?

Bir süredir “İyiliği Aşkla Tasarlar” sloganı ile hareket eden Türk (yerli) beyaz eşya firması şimdilerde buna bir yenisini ekleyerek İYİ-GE Platformu kurmuş.

İYİ-GE için “İyilik geliştirme” daha iyi bir dünya yaratmayı amaçlayarak; bu amaca hizmet edecek fikirler, projeler için bir kurulmuş. Kurulda bilim insanları, STK’ lar, sanatçılar, gençler yer alarak kararlara dahil olacaklarmış. Açıkçası bu haberi okuyunca çok mutlu oldum.

Neden mi?

Çünkü benim gibi uslanmaz iyimserler için biçilmiş kaftan bir proje.

Ben çocukluğumda da hep ama hep kötü diye bir şey olmadığına inanırdım.

 Kötü gibi görünenlerin kötü olmadığına inanırdım.

Nasıl mı?

Yani kötü olan onlar değildi ki…

Onlar; üzgünlerdi, kırgınlardı belki kızgınlardı… Birilerinin onları anladığını hissettiklerinde geçecekti.

Diyelim ki gerçekten kötüydüler ama öyle bile olsalar, azdılar ve kazanamazdılar… İyilik ve iyiler kazanırdı… 

Velhasıl benim gibiler her gün, her şeyin çok iyi olacağına inanarak uyanır.

Bugün, bu yaşımda ve buradan baktığımda pek de farklı düşünmüyorum.

Kötü-(lük) dediğimiz şey bir yanılsama değil mi? Bence öyle!

Yani anlaşılmadığımızı hissettiğimde kendimizde oluşan duygunları doğru değerlendirememe hali belki…

Dünya’ da kötünün, kötülüklerin çoğaldığını konuşup duruyoruz.

Neden peki?

Yeryüzünde her şeyin bir karşılığı(cezası) var.  İyinin karşılığı iyilik, kötünün de karşılığı yine kötülük olarak gelir.

Ceza yaptıklarımızın evrensel mekanizmanın otomatik işleyişindeki karşılığı anlamındadır.

Yani, zaten “dönme” üzerine kurulu bu evren otomatik olarak fiilinle aktive olur.

**

Her gün, güne iyi haberlerle başlamıyoruz.
Dünyada çok acı var.

Hele bizimki gibi ülkelerde.
Ama acıya teslim olmak, sessiz kalmak “dönme” üzerine kurulu bu evrende kötüyü çoğaltmak demek değil mi?

Evet! Her şey iyi olacak! Ve elbette iyi şeyler de, güzel şeyler de oluyor.
İşte o şeyler, bize hayata devam etme gücü veriyor.

“İYİ-GE” gibi.

Tekrar söylemek istiyorum, İYİ-GE habere çok sevdim.
Son derece sıcak, son derece samimi.
Hepimize “Hayat her şeye rağmen düşündüğümüzden daha güzel!” dedirtiyor.

İYİ-GE projesi, firmanın bayileri, çalışanları ve müşterileriyle birlikte tüm paydaşlarını ve toplumu dahil edeceği, doğanın ve gezegenin korunmasına, sürdürülebilir tüketime yönelik bir proje geliştirmek ve “Ne yapılabilir?” sorusuna yanıt ararken sorumlu üretim ayağında İYİ-GE’nin katkısını ortaya koymak fikri ile doğmuş.

Bu güzel projeye imza atan Beyaz Eşya Firması’ na buradan naçizane bir önerim –çağrım olacak.

Madem İYİ-GE’ de toplumun her kesiminin temsil edileceği bir komisyon olacak, komisyon çalışmalarını yaparken adaletli bir dünyayı da gözetsin. Mesela, özel gereksinimli (farklı gelişim gösteren )bireyleri de çalışmalarına dahil etsin.

Nasıl mı?

Üretim sürecinde özel gereksinimli bireylerin çalışmalarına fırsat verilsin. Doğanın ve gezegenin korunmasıyla ilgili çalışmaların bir kısmında özel gereksinimli bireyler de yer alsın.

Umarım firma yetkilileri bu konuya da duyarlı olurlar ve ilgilenirler. Bu sayede başlatmış oldukları bu iyi niyetli proje, yeni İYİ-GE’ ler doğurarak, çoğalarak büyür.

Sağlıcakla kalın.