Sevgili Pembenar okurları;

Bu yazımda sizlere sosyal medyanın hayatımıza etkilerinden bahsetmek istiyorum. Maslov’un İhtiyaçlar Piramidi’ne göre sevilme ihtiyacı insanın kendini gerçekleştirme basamağına gelmeden iki alt basamağında yer almaktadır. İnsan hayatı boyunca yaptığı pek çok şeyi ‘’takdir edilmek ve sevilmek için yapar.’’ Yani birazcık şeker almak için koca bir keçi boynuzunu yer. Sevilmek, takdir görmek ve beğenilmek çok güzel ama aşırıya kaçarsak nasıl bir durumla karşı karşıya kalacağımızın farkında mıyız?

Sosyal medyada yaratılan ‘’mış gibi hayatlara’’ baktığımızda insanlar ne kadar mutlu. Aynı karenin içine girsek, o insanlarla kahve içiyor veya yemek yiyor olsak onların ne kadar mutsuz ve yalnız olduğunu görebilirdik. Ama fotoğraf kareleri bizi o ana, o kişiye veya o ambiansa özendirmeye yetiyor.

Eskiden popülerlik kavramı bulunduğumuz çevrede ne kadar sevildiğimiz ve beğenildiğimiz ile özdeşleştirilirdi. Şimdi ise popülerlik algısı sosyal medya ile hayat buluyor. Özellikle son 1 yıldır hayatlarımız son derece değişti; artık sosyalleşme çevirim içi ağlardan sağlanıyor. Hal böyle olunca da sosyal medya her zamankinden daha fazla hayatlarımızda yer kaplamaya başladı. 2020 yılı ile gelen değişimle fast food hayatlarımız da değişti. Her şeyi çok hızlı tüketiyorduk; özellikle kendimizi… son 1 yılda tüketim hızımız oldukça yavaşladı. Sıradan olan şeyler, büyük bir lüks haline geldi. Pek çok kişiden ‘’eskiden hayatlarımız ne kadar güzeldi’’ yi sık duyar olduk. Sanırım post modern dünyada farklı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Artık sanal konserler, zoom üzerinden toplantılar, webinarlar, eğitimde 3 boyutlu eğitim içeriklerini kapsayan hibrit modeller oluşmaya başladı. Bu dijital dönüşüm bizleri farklı bir noktaya götüreceğe benziyor.

Son yıllardaki durumumuz bana 2013 yılında çekilmiş ‘’Her’’ adlı festival filmini anımsatıyor. Yalnız bir adamın bilgisayar işletim sistemi ile yaşadığı aşkı konu alan filmi 2014 yılında izlediğimde, bu kadarı da fazla demiştim. Geçen birkaç yıl içerisinde bu durumun hiç de imkansız olmadığını kavramaya başladım. Sosyal medya ile ilişkimiz adeta aşk boyutunda...

Bu değişim ve dönüşüme artırılmış gerçeklikle ilgili yapılan yenilikler de eklenince bazı şeylerin kalıcı olarak değişebileceğini gözlemliyoruz. Peki, teknolojiyi kendi lehimize kullanmak için neler yapabiliriz? Bu yavaşlama dönemini kendimizi geliştirmek için bir fırsata dönüştürmek bizim elimizde. Sizleri bu konu üzerinde düşünmeye davet ediyorum.

Marka iş birlikleri, eğitimler, öneri ve görüşleriniz için bana aşağıdaki iletişim adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Tuvana EROLTU

Mail: tuvanaeroltu@hotmail.com

Instagram: @tuvanaeroltuu