Merhaba Sevgili Pembenar Okurları;

Bu yazımda sizlere son zamanlarda hamilelik dönemimin önemli bir parçası haline gelen hamilelikte beslenme ve hamilelik şekerinden bahsetmek istiyorum. 26. Haftada çok tartışmalı olmakla birlikte pek çok gebeye şeker yüklemesi önerilir. Ben de 26. Haftada etrafımdan gelen yaptırma baskılarına rağmen şeker yüklemesi yaptırdım. Sonuçlar çıktığında o kadar rahattım ki zaten bende hamilelik şekeri olamazdı. İçimiz rahat etsin diye yaptırmıştık. Bingo! 2. saat tokluk değerim normalin üstündeydi ve hamilelik şekerim vardı. Önce sonucun yanlış olabileceğini düşünmeye başladım. Fakat sonuçlarda hiçbir yanlışlık yoktu. Doktorum bir diyetisyenle görüşmemi tavsiye etti. 26 haftada toplam 4 kilo almış, hiç paketli gıda veya şeker tüketmemiş olmama rağmen bu nasıl olurdu? Durumu kabullendikten sonra bir diyetisyenle çalışmaya karar verdim. Şekerim hemen kontrol altına alındı. Hamileliğimi toplam 7,5 kilo ile tamamladım. Bebeğim 3670 gram dünyaya geldi. Doğumumda ve bebeğimde bu rahatsızlık ile ilgili hiçbir sorun çıkmadı. Bu süreçte benim durumumda olan pek çok gebenin olduğunu fark ettim; anne adayı sağlıklı beslenmeye çalışıyor, hamilelik boyunca egzersiz yapıyor ama yine de hamilelik şekeri çıkabiliyor.

Peki, hamilelikte doğru beslenme nasıl olmalı, hamilelik şekeri nedir, hamilelikte yapılan beslenme yanlışları nelerdir, hamilelik boyunca ne kadar kilo alınması gerekiyor? Gelin bu soruların yanıtlarını uzmanından öğrenelim. Öyle ise Diyetisyen Ela Müderrisoğlu ile yaptığım iki bölümden oluşan röportaja geçelim.

Ela hanım, sağlıklı bir hamilelikte beslenme ve hamilelik boyunca sağlıklı kilo alımı ne kadar olmalı?

Hiçbir hamilelik birbiri ile aynı olmamakla birlikte, özellikle hamile kalmadan önceki sağlık durumunuz, kilonuz (vücut analiz ölçümleri), yaşınız, beslenme düzeniniz ve fiziksel aktiviteniz hamile kaldıktan sonra nasıl bir yol çizmeniz gerektiğine ışık tutacaktır. Bu özellikle hamilelik şekeri için bir risk faktörü olup ilk 3 ay kilo alımının olmaması veya minimumda tutulması gerekmektedir.

Hamileliklerine kilolu başlayan kadınların hamilelik boyunca maksimum 7-8 kg alması daha uygun olurken, normal kiloda hamile kalan bir anne adayının 9-12 kg arasında hamileliğini tamamlaması sağlıklı olacaktır. İkiz bebeklere hamile olan bir anne adayı için 17-20 kg arası alması normal sınırlar içinde sayılmaktadır. Hamileliğine düşük kiloda veya zayıf kategorisinde başlayan veya ergenliğini tam tamamlamamış bir kadının kilo alımı 11-14 kg arası olması beklenebilir. İlk trimester en az kilo almanız beklenen zaman dilimidir. Bu dönemde maksimum 2-3 kilo alımı beklenmektedir. İkinci ve üçüncü trimester ise kilo alımınızın daha çok hızlanacağı dönemlerdir. Özellikle son trimesterde yaşanabilen ödem problemi anneyi hem fizyolojik hem psikolojik açılardan etkileyebilmektedir. Son trimesterde sorun yaşamamak adına hamileliğinizin en başından planlı bir şekilde bir beslenme uzmanı ile hamileliğinizi gözetim altında sürdürmek sizin ve bebeğinizin sağlığı için çok önemlidir.

Hamilelik döneminde mutlaka tüketilmesi ve mutlaka uzak durulması gereken besinler nelerdir?

Hamilelik döneminde kaliteli ve yeterli protein alımı önemli rol taşımaktadır. Yumurta tüketirken organik olması, üzerinde kodu bulunan yumurtaların tercih edilmesi gerekmektedir. Ton balığı da hamilelikte içerdiği cıva dolayısı ile dikkatli tüketilmesi gereken bir besin türüdür; ancak haftada 2 porsiyon ton balığı tüketilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Hamilelikte esas tüketilmemesi gereken balık türleri; kirli denizlerde bulunan ve derin su balıkları (kalkan, kılıç, köpekbalığı),çiğ balık, kabuklu deniz ürünleridir. Omega-3 yağ asitleri bebeğin sinir sistemi ve beyin gelişimi için oldukça önemlidir. Bu yüzden daha yüzeyde yaşayan ve cıva oranı daha düşük olan hamsi, istavrit, palamut, uskumru, levrek, alabalık ve çiftlik somonu tüketilmelidir. Peynir ve diğer süt ürünlerinde de pastörize olduğu sürece anne ve bebek sağlığına sakıncası yoktur ve aksine D vitamini, fosfor, kalsiyum, B12 açısından zengin olduğu için besleyicidir. Genel olarak et, tavuk, balık ürünlerini tüketirken bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise pişirme yöntemidir. Gıdaların iyi pişmiş olması, çiğ kalmamış olması gıda zehirlenmesi riskini azaltacaktır. Aynı zamanda işlenmiş et ürünlerinin de tüketiminin en aza indirgenmesi hatta mümkünse hiç tüketilmemesi gerekmektedir.

Hamilelikte, özellikle ilk trimesterde folik asit, A vitamini ve diğer multi-vitaminleri yeterli miktarda tüketmek gerekmektedir. A vitamini zehirlenmesi yaşamamak adına somon gibi yağlı balıklar porsiyon kontrolü yapılarak tüketilmelidir. Kuruyemişler de hamilelikte tüketilirken dikkat edilmesi gereken gıdalar grubundadır. Alerjik reaksiyon verebileceği göz önünde bulundurularak tuzsuz olanları tercih edilmelidir.

Hamilelik döneminde çay, kahve ve bitki çaylarının tüketimi nasıl olmalıdır?

Kafein tüketiminde günde 200 mg’ı aşmamak gerekmektedir. Bu da yaklaşık 2 fincan kahveye eşdeğer. Çay ise 1 bardakta 75 mg’a kadar kafein içerir. En az kafein beyaz çayda olup, en çok kafein miktarı siyah çayda bulunmaktadır. Kafeinin sadece içeceklerde değil kakao gibi besinlerde olduğunu da göz önünde bulundurmalı ve dikkatli tüketmek gerekmektedir. Kafein tüketimi aç karnına olmamalıdır; uyku kalitesini korumak için saat 14:00’dan önce olmak şartıyla günlük maksimum 1 fincan kahve tüketilmelidir.

Hamilelikte, zencefil, portakal kabuğu, ahududu yaprağı, nane yaprağı, kuşburnu gibi bitki çayları tüketilebilir. Papatya, dut, defne, hatmi çiçeği, hindiba, sinameki gibi çaylar ise düşük riski oluşturabileceğinden kesinlikle tüketilmemesi gerekmektedir. Ayrıca aşırı tüketildiğinde düşüğe sebep olabilecek gıdalar arasında yer alan maydanoz ve kiraz da dikkatli tüketilmelidir.

Röportajın ikinci bölümü 26.10.2020 pazartesi günü yayınlanacaktır.

Marka danışmanlıkları, öneri ve görüşlerinizi iletmek için bana aşağıdaki iletişim adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Mail: tuvanaeroltu@hotmail.com

Instagram: @tuvanaeroltuu