ESWT (şok dalga tedavisi) nedir? Nasıl uygulanır?

ESWT (Extracorporeal Shockwave Therapy) bir başka deyişle şok dalga tedavisi dünyada ve ülkemizde son yıllarda giderek artarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. ESWT vücut dışında oluşturulan ses dalgalarının bir prob aracılığıyla tedavi uygulanacak bölgeye uygulanmasıdır. Uygulanan bölgede zamanla kanlanma artışı, yeniden damar oluşumu ile bu bölgedeki hasarın onarımı ve yeniden yapılanmanın olması sağlanır. Şok dalga tedavisi ile ortopedik ve fizik tedavi uygulamaları yanı sıra ürolojik bazı hastalıklarda da başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

ESWT yani şok dalga tedavisi ilk olarak 1982 yılında tedavide kullanılmaya başlanmıştır. İlk olarak üroloji pratiğinde böbrek taşları tedavisinde kullanılan bir teknolojidir. Böbrek taşı tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmesiyle, ESWT böbrek taşının etkili ve girişimsel olmayan ilk basamak tedavisi olmuştur.

Benzer şok dalgaları daha sonra yoğunluk düşürülerek farklı ürolojik hastalıklarda da kullanılmaya başlanmıştır. Sadece böbrek taşlarını kırma tedavisinde değil özellikle hücre yenilenmesi ve yeni damar oluşumunu artırma amacı ile de kullanılmaya başlanmıştır.

Üroloji bölümünde şok dalga tedavisi uygulanan hastalıklar nelerdir?

-Ereksiyon yani sertleşme problemleri

-Peniste eğrilik olarak da bilinen Peyronie hastalığı

-Kronik prostatit durumu

-Ağrılı idrar kesesi (mesane) sendromu (kronik interstisyel sistit)

-Kronik pelvik ağrı sendromu

ESWT nedir, nasıl uygulanır?

 ESWT de yüksek yoğunluklu şok dalgaları kullanılırken, LSWT (Low-intensity Schock Wave Therapy)  adı verilen düşük yoğunluklu şok tedavisinde ise daha düşük yoğunluklu şok dalgaları kullanılır. Taş kırma tedavisinde kullanılan enerjinin ortalama %10’u kadarı kullanılır. ESWT böbrek taşı tedavisinde önemli role sahipken, LSWT pelvik ağrı ve sertleşme problemleri başta olmak üzere diğer bazı ürolojik problemlerde kullanılmaktadır.

Genellikle önerilen uygulama sıklığı haftada 2 kez olmak üzere en az 3 hafta uygulanmasıdır. Belirgin iyileşme olduğunu bildiren hastalar için aynı tedavi protokolü 3 hafta sonra tekrarlanabilir. Tedaviyi tamamladıktan 30 gün sonra sertleşme problemi olan hastaların %50-80’inde sertleşme problemlerinde belirgin düzelme olduğu bildirilmektedir. Sertleşme problemlerinde olumlu etki elde eden hastaların 1-2 yıl boyunca tekrar şikayetleri olmadığı görülmüştür.

Pelvik ağrı, kronik prostatit gibi ağrının hakim olduğu durumlarda hastaya göre daha farklı tedavi protokolleri uygulanabilir. Sertleşme sorunu yaşayan damarsal problemleri olan şeker, kalp ve tansiyon hastalarında şok dalga tedavisi  ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Hastaların durumuna ve hastalıklarına göre uygulama sıklığı ve süresi değişkenlik gösterebilir. Her hasta şok dalga tedavisinden fayda görecek diye bir genelleme yapmak doğru değildir. Hangi hastada hangi tedavinin uygun olacağına ilgili üroloji hekimi karar vermelidir.

Şok dalga tedavisi her ne kadar tıpta son 40 yıldır kullanımda olup etkinliği pek çok klinik çalışma ile gösterilmiştir. Daha yaygın kullanımı ve yapılacak olan yeni çalışmalar ile bu hususlar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabileceğiz. Hastalara ameliyatsız tedavi seçeneği sunan şok dalga tedavisinin daha çok hastalık grubunda ve daha başarılı sonuçlar sunması şüphesiz hem hekimler hem de hastalar açısından yüz güldürücü bir gelişme olacaktır.

Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Karataş

www.omerfarukkaratas.com