Boşanma sebebi: Onur kırmak

Eşlerden birinin, diğerinin şerefine, toplumdaki saygınlığına, aile bütünlüğüne ve benzeri manevi varlığına saldırılarda bulunması durumunda MK 162’de özel olarak düzenlenen onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açılması mümkündür.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için eşlerden birinin diğerine fiziksel bir müdahale içermeyen onur kırıcı kusurlu davranışının olması gerekir. Söz gelimi eşlerden birinin diğerinin hırsız olduğuna dair isnatlarda bulunması, başka biriyle ilişkisi olduğuna dair bir ithamı çevresine yayması, iş ve sosyal hayatının bulunduğu yerlerde ağır hakaretlerde bulunması şeklinde gerçekleşen ve fiziksel müdahaleye varmayan fiiller onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açılabilir.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasını ancak bu fiillere maruz kalan eş açabilir. Onur kırıcı davranışın, eşe karşı gerçekleştirilmiş olması zorunludur. Bu sebeple eşlerden birinin, diğerinin ailesine veya yakınlarına yönelik onur kırıcı davranışta bulunması halinde onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma kararı verilemez.

Onur kırıcı davranışa ilişkin fiillerin planlanarak yapılmış olması ya da ani bir öfke sonucu yapılmış olması arasında da hiçbir fark bulunmamaktadır.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma kararının, hangi durumlarda karar verileceğine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2420 E., 2019/750 K. ve 20.06.2019 Tarihli içtihadında şu değerlendirmelerde bulunmuştur:

“Tarafların fiilen ayrı yaşamaya başladığı dönemde davacı-karşı davalı erkeğin ortak çocuk Yağmur'u görmek için müşterek haneye gittiği, kapının girişinde tarafların tartışmaya başladıkları, karşılıklı itiş kakış yaşandığı, erkeğin içeri girip eşini yatak odasına götürerek koluna vurduğu, saçını çektiği ve tanık ifadesine göre erkek eşin elinde bir yumak saç kaldığı, bu olay nedeniyle Silifke Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1276 E., 2013/198 K. sayılı dosyasında tarafların yargılanarak ceza aldığı, bu olaydan iki gün sonra da davalı-karşı davacı kadının boşanma davası açtığı, diğer yandan erkeğin eşini etrafta "ahlâksız, içkici" gibi sözlerle kötülediği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Davalı-karşı davacı kadının ceza dosyasına konu fiziksel şiddet eylemi nedeniyle eşini affettiğine dair herhangi bir delil de bulunmamaktadır.

O hâlde, davacı-karşı davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uygulaması ve sarf ettiği hakaret sözcükleri dikkate alındığında bu eylemlerin onur kırıcı davranış sayılacağı, dolayısıyla TMK'nın 162. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu ve kadın eşin karşı davasının kabulü gerektiği belirgindir.”

Görüleceği üzere onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası eşlerden birinin, diğerinin hırsız olduğu isnadında bulunması, başka biriyle ilişkisi olduğu ithamını çevresine yayması, iş ve sosyal hayatının bulunduğu yerlerde ağır hakaretlerde bulunması, evden kovması suretiyle gerçekleştirdiği fiziksel bir müdahale içermeyen davranışları sonrasında açılabilir.

Sağlıklı Günler

Avukat Yaşar ÖKSÜZ

avyasaroksuz@gmail.com

05455443550

yasaroksuz.av.tr