Boşanmada yetkili mahkeme

Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme Medeni Kanunun 168. Maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki bu özel düzenlemeye göre boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu kapsamda yetkili mahkemeyi belirleme hakkı davayı ilk açan tarafa bırakılmıştır.

Medeni kanunda özel olarak belirtilen bu yetki kuralı kesin nitelikte değildir. Bu sebeple boşanma veya ayrılık davasının yetkisiz mahkemede açıldığı durumlarda, cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulması ve yetkili mahkemenin de gösterilmesi gerekir. Aksi durumda yetkisiz mahkeme, yetkili olacak ve davaya bakmaya devam edecektir.

Yetki itirazında bulunulması halinde mahkeme, ön inceleme duruşmasında yetki itirazını inceler ve karara bağlar. Yetkisizlik kararı verildiğinde yetkili mahkeme kararda belirtilir. Yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflar bu karara karşı itiraz etme hakkına sahiptir. Taraflardan biri itirazda bulunmaz ve yetkisizlik kararı kesinleşirse iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurulması gerekir. Yapılacak bu başvuruda dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Boşanma ve ayrılık davasında yetki ile ilgili karar kesinleştikten sonra dava dosyası kendisine gönderilen mahkeme yetkisizlik kararıyla bağlıdır.

Boşanma davalarında yetkili mahkeme konusunda değerlendirme yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yakın tarihli bir içtihadında şu tespitlere yer vermiştir:

“Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Boşanma veyahut boşanmadan sonra açılacak tazminat ve nafakaya dair davalarda yetki kamu düzenine dair olmadığından, yetki itirazı süresinde ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmedikçe mahkemenin kendiliğinden araştırma yapıp yetkisizlik kararı vermesi olanağı bulunmamaktadır.

Kesin yetki kuralının bulunmadığı somut olayda da davalı süresi içinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ancak yetkili mahkemeyi göstermemiştir. Bu durumda usulünce yapılmış bir yetki itirazından söz edilemeyecektir. Mahkemenin kendisini yetkili gördüğü bu davada olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmasına da gerek bulunmamaktadır.”

Görüleceği üzere boşanma davalarında kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu davalarda davacı tarafa, yetkili mahkemeyi seçme imkanı getirilmiştir. Davanın açılmasından sonra davalı taraf yetki itirazında bulunabilir. Ancak bu itirazın süresinde yapılması ve yetkili mahkemenin de itirazda gösterilmesi gerekir. Bu hususlara dikkat etmeden yetki itirazında bulunulması halinde yetki itirazı haklı olsa da kabul edilmeyecektir.

Daha fazla bilgi almak için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz

www.yasaroksuz.av.tr

Sağlıklı Günler

Avukat Yaşar ÖKSÜZ