Kredili mal, nasıl paylaşılır?

Evlilik birliği içerisinde edinilen bir malvarlığının, tamamının ya da bir kısmının banka kredisi ile karşılanması, günümüzde oldukça olağan bir durumdur. Banka kredisi ile alınan bir malın kredi ödemeleri devam ederken, eşler arasında boşanma davası açılması veya eşlerden birinin ölmesi gibi durumlarda tasfiye, hakkaniyete uygun bir hesaplama yöntemiyle yapılır.

Yargıtay güncel içtihatları ile belirlenen bu hesaplama yöntemine göre;

- Öncelikli olarak mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borçlarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Örneğin 60 ay kredi çekildiğini ve mal rejimi sona erdiğinde 36 aylık kredi borcunun henüz ödenmediğini varsayarsak; oranlama 36/60 olarak belirlenir.

- Yapılan oranlama, malvarlığının bilirkişi marifetiyle tespit edilecek sürüm değeri ile çarpılır. Ortaya çıkan bu değer, mal varlığının pasif değeridir. Biraz önce ifade ettiğimiz örnekte mal varlığının sürüm değerinin 480.000,00-TL olduğunu varsayarsak; taşınmazın pasif değeri (borcu), 36/60 X 480.000,00-TL= 288.000,00-TL olarak bulunur.

- Taşınmazın sürüm değerinden, pasif değeri çıkarıldığında ise artık değer tespit edilir. Belirttiğimiz örnekte artık değer, 480.000,00-TL-288.000,00-TL= 192.000,00-TL’dir.

- Artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağıdır. Bu kapsamda hesapladığımız artık değer olan 192.000,00-TL’nin yarısı, diğer eşin katılma alacağıdır. Sonuç olarak bu örnek bakımından kredi borcunun kapatılmasından kaynaklanan katılma alacağı, 192.000,00-TL/2=96.000,00-TL’dir.

Yargıtay güncel içtihatlarıyla şekillenen bu hesaplamanın yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, banka kredisiyle alınan mal varlığının satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları ve sair belgelerin bulundukları yerlerden getirtilmesi gerekir.

Bu evraklar getirtildikten sonra ise uyuşmazlığın çözümü bakımından, gerekli görülürse konusunda uzmanı bilirkişilerden yardım alınır.

İfade ettiğimiz bu hesaplama yöntemi, sadece kredi ile edinilen mallardaki katılma alacağının hesaplanmasında dikkate alınır. Söz konusu mal varlığının iktisabında peşinat olarak verilen bedeller varsa bunlara ilişkin katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve katkı alacağı ayrıca hesaplanır.

Belirttiğimiz açıklamaların somut bir olay özelinde açıklandığı güncel bir içtihat şu şekildedir;

“Tasfiyeye konu araç evlilik birliği içinde 17.400,00 TL bedelle 26.03.2010 tarihinde davalı kadın adına satın alınmış olup, boşanma dava dosyası içerisindeki kredi evraklarından bu alım bedelinin 15.100,00 TL'sinin 25.03.2010 tarihinde Denizbank'tan davalı adına çekilen ihtiyaç kredisi ile karşılandığı, 36 ay vadeli kredinin 7 adet taksitinin evlilik birliği içine, kalan taksitlerin ise mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonraya isabet ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, öncelikle araç alımında kullanılan kredi yönünden boşanmadan sonraya kalan taksit ( 29/36 ) oranı ile çekilen kredi miktarı çarpılmalı, bulunacak meblağın aracın edinme tarihindeki değeri içinde karşılık gelen orana dönüşümü gerçekleştirilmeli, bu oran ile aracın ( bozma ile güncelliğini yitireceğinden ) bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarih itibariyle belirlenecek sürüm ( rayiç ) değeri çarpılmalı ve borç miktarı belirlenmelidir. Bu borç miktarı aracın tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan artık değer üzerinden talep miktarı ve temyiz edenin sıfatı gözetilerek katılma alacağı hesaplanmalıdır.”(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/13402 E., 2019/4165 K. 16.4.2019)

Sağlıklı günler

Avukat Yaşar ÖKSÜZ

avyasaroksuz@gmail.com

02127084244