Nişanlanmanın hukuki niteliği

1. Nişanlanma Nedir?

Nişanlanma, aralarında evlenme engeli bulunmayan farklı cinsten iki kişinin evlenme vaadiyle yaptıkları evlilik öncesi bir ön sözleşmedir.

Nişanlanma için belirli bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Tarafların, ayırt etme gücüne sahip olması nişanlılık için yeterlidir. Ancak MK 118 gereğince nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Bu kapsamda küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin rızası olmadan nişanlılık yapsa da maddi sonuçları olmayacaktır.

Nişanlılığın kurulmasında belirli bir süre şartı bulunmamaktadır. Bu kapsamda taraflar hiçbir sınırlama olmadan nişanlılık süresini belirleyebilir.

2. Nişanlanmanın Şartları Nelerdir?

MK 118 gereğince nişanlanma, evlilik vaadiyle kurulur. Bu sebeple nişanın kurulabilmesi için öncelikli koşul, tarafların birbirlerine evlilik vaadinde bulunmuş olmasıdır. Evlilik vaadi olmaksızın kurulacak birlikteliklerin nişanlılık olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Nişanlanacak kişilerin aralarında evlilik engelinin bulunmaması ve farklı cinsiyetlere sahip olması da gerekir. Nitekim nişanlanma evlilik vaadiyle yapıldığı için aralarında evlenme engeli bulunan kişilerin bu vaatte bulunabilmesi hukuken mümkün değildir.

Nişanlıların evlilik vaadini bizzat yapması gerekir. Nitekim nişanlanma, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple hukuki temsilci, anne ve babası veya aile büyüğünün temsili ile yapılan nişanlanma geçerli değildir.

3. Nişanlanmanın Şekil Şartları Nelerdir?

Kural olarak nişanlanma, bir şekil şartına tabi değildir. Nitekim MK 118’de nişanlılığın kurulmasında herhangi bir şekil şartından da söz edilmemiştir. Bu sebeple nişanlanma iradesi sözlü veya yazılı olabileceği gibi, açık veya zımni olarak da ortaya konulabilir. Söz gelimi taraflardan birisinin diğerine evlilik teklifinde bulunması ve teklif alanın bu teklifi kabul etmesi sonrasında taraflar arasında nişanlılık ilişkisi kurulmuş olur. Yine benzer şekilde taraflardan birisinin diğerine evlenme vaadiyle yüzük hediye etmesi ve diğer tarafın da aynı düşünceyle yüzüğün parmağına takması sonrasında da nişanlılık ilişkisi hukuken kurulur.

Yargıtay tarafından yapılan bir değerlendirmede ise nişanın hukuken geçerli olması için belli bir ritüel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması ve aile bireylerinin şahitliği gerektiği değerlendirilmiştir. Yargıtay tarafından yapılan bu değerlendirme, taraflar arasında nişanlanma ilişkisinin kurulduğunun ispatı bakımından önem arz etmektedir. Ancak nişanlılık ilişkisinin kurulabilmesi için aileler arasında bir nişan merasiminin yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

4. Nişanlıların Hak Ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Nişanlanma, evlilik vaadiyle kurulduğu için, tarafların öncelikli yükümlülüğü evliliğin kurulmasında üzerine düşenleri yerine getirmektir. Tarafların bu konudaki ödevlerine uygun hareket etmesi gerekir. Ancak taraflardan birisinin, nişanlandıktan sonra evlilik kurulmasından vazgeçmesi halinde diğerini evliliğe zorla hakkı bulunmamaktadır. Nitekim MK 119’da açıkça, nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez denilmektedir. Bu kapsamda taraflar, evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edemezler. Ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

Nişanlanma sonrasında tarafların, birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü başlar. Bu yükümlülük örf adet kuralları ile dürüstlük kurallarının bir sonucudur.

Nişanlılık, evlilik öncesi bir ön sözleşmedir. Bu sebeple kanunda evlilik için tanınan bazı ayrıcalıkları nişanlılık için de tanınmıştır. Bu kapsamda nişanlılardan birisinin haksız fiil sonucu ölmesi halinde sağ kalan nişanlı, destekten yoksun kalma davası açabilir. Yine benzer şekilde nişanlılardan birisinin ölümü üzerine sağ kalan nişanlı, ölüme sebep olan kişiden manevi tazminat isteminde bulunabilir.

Ayrıca nişanlıların tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda nişanlılardan birisi hakkında açılan ceza ya da hukuk davalarında tanıklık yapmak istemediğini bildirip tanıklıktan çekinebilir.

5. Nişanlılık Hangi Durumlarda Sona Erer?

Nişanlılık, nişanlıların birbirleriyle ya da başka bir kişi ile evlenmeleri, anlaşarak nişanlılıklarını sona erdirmeleri, nişanlılardan birinin ölmesi, evlilik için belirlenen şartın gerçekleşmemesi, nişanlılardan birinin akıl hastalığına tutulması, nişanlılardan birisinin cinsiyet değişikliği veya nişanlıların kardeş olduğunun ortaya çıkması gibi evlenme engellerinin ortaya çıkması durumlarında sona erer. Bu nedenler dışında nişanlılardan birisinin nişanı haklı veya haksız şekilde bozması sonrasında da nişanlılık sona erer.

Mutlu Günler

Av. Yaşar ÖKSÜZ

avyasaroksuz@gmail.com