Topluca acı çekiyoruz. Geçtiğimiz her gün acaba 2020 bize daha neler getirecek diye izlemekten, umutsuzca beklemekten başka çaremiz yok sanıyoruz. Haksız mıyız? Bence evet.

Çare her zaman vardır.

Canlarımız yanıyor, canlarımız acıyor, canlarımız korkuyor, canlarımız..

Halk Sağlığı dediğimiz bilim alanı işte tam da bu yüzden var. Toplumca ‘olduktan sonra bakarız’ kültürüyle yetiştiğimiz dünyalarımızda her zaman başımıza geldikten sonra çareler aramaya ayarlanmış bünyelerimiz. Topluca bunu değiştirmek bazı yaşlarda kolay olmuyor çok haklısınız.

Olunca bakarız!

Bana bir şey olmaz!

Kaderden kaçılmaz!

Olacağı varsa olur!

Daha birçok benzer cümle eklenebilir.

Ama ya olmadan önleyebilsek?

Kader diye bir şey var mı tartışmak yerine, bizler üzerimize düşeni önceden yapıp hazır olsak mesela, bir kere de bunu denesek, belki daha az can yanacak, belki vicdanımız daha az sızlayacak, belki de sonuçların bir kısmı değişmeyecek ama çoğu daha iyi olacak.

Sizce de denemeye değmez mi?

İnsan hayatı için denemeye değmez mi?

Önlem almak ve korunmaktan bahsediyorum.

Covid-19 var evlerde kalalım, deprem var evde nasıl duralım? ikilemiyle yanıp kavrulan kaç aileyiz?

Deprem bir doğa olayı ve Türkiye bir deprem ülkesi, yıllardır yavaş yavaş çağrılarını yaptığımız önlemlere sadece deprem olunca kulak kabartıp sonra ateş düşen ocakları acılarıyla bırakarak olmamış gibi davranma kültürümüzden ne zaman vaz geçelim?

İzmirli biri olarak yazıyorum bugün. Her depremde bilgi çağrısıyla yazıyorken bugün yakınlarında tanıdıklarında kayıplara şahit olmuş biri olarak yazıyorum. Korkan, acı çeken insanları izlerken yazıyorum. Kanımızın donduğu, sosyal medyanın geçmiş olsun mesajları paylaşanlarla yemek paylaşanlar arasında yaptığı kavgalara şahit biri olarak yazıyorum.

Yıllardır arama kurtarma eğitimleri almış ve çok sefer de bu konuda eğitim vermiş biri olarak yazıyorum.

Kamplarda göçmüş evlerin altında tatbikat yaparken sağlam ve ulaşılabilir olduğunu bildiğimiz arkadaşlarımızı kurtarmaya çalışırken bile ne çok stres yaşardık. Gerçekten yakınlarımız insanlarımız bunu göz göre göre yaşıyor.

Nasıl önlem alalım?

Evlerimizi nasıl değiştirelim, ekonomik engelleri nasıl aşalım? Evleri inşa edenleri tek tek bulup linç mi edelim? Ülkece niye bir şey yapılmıyor? Diye kavga mı edip duralım?

Deprem uzmanlarının defalarca çıkıp aynı cümleleri kullanmalarını, bununla ilgili kitaplarını tanıtmalarını, deprem çantası satışlarının artırılmasını, kan ihtiyacı anonslarını, topluca yardım kampanyalarını izlerken aklımdan tek şey geçiyor; her zaman dediğim gibi!

Bu ne kadar sürecek? Ne zaman ortalık sakinken gerekli eğitim ve önlemleri alacağız? Başımıza geldikçe öğrenmediğimiz şeyi göçük altında kalınca dua ederek mi aşacağız?

HAYIR!

Peki, neler yapalım?

Öncelikle çocuklarımıza doğru eğitimi verelim ki hem ne yapacaklarını bilsinler korkmasınlar hem de ileride bina inşa edenler çıkarsa aralarından bilinçli olsunlar.

Evlerimizi depreme uygun dekore edelim ki, afetle karşılaşınca çıkışımız ya da hayatta kalmamızı sağlayacak alanlar kolay olsun.

Yatak başlarımızda acil çantalarımız, düdük ve fenerlerimiz duruversin yer kaplamaz.

Su şişesi olmadan yatak odasına girmeyelim.

Evin her köşesinde deprem olsa şu an beni ne korur sorusunu sorarak eşyaları yerleştirelim.

Dışarıda sosyal alanlarımızda deprem olursa nasıl kaçarım ya da beni ne tehlikeye sokar, buna dikkat ederek bulunalım.

Acil çantası, acil durumu kişisi gibi detayları hazırda bulunduralım.

Kapılarımızın hemen arkasına dolap koymayalım.

İnsanlara güvenmeyi öğrenelim.

Deprem anında biz hazır olursak, hayatta kalma olasılığımız o kadar yüksek olur.

Deprem sırasında bir şeylerin altına girip saklanmayalım.

Hayat üçgeni oluşturabilecek yerler yapalım kendimize ve deprem anında çök tutun kapan hareketiyle boynumuzu başımızı koruyarak en minik hale getirelim bedenlerimizi.

Kendimizi çocuklarımızı iyi koruyalım.

Olmadan önce alınan önlemler hayat kurtarmak için en önemli adımlardır.

Hayatta kalmak için, önlem almak gerekir hem de geç olmadan!

Ayşe Şengel

Uzman Halk Sağlığı Hemşiresi

www.biradimsaglik.com