Çocuklar neden öfkeleniyor?

Çocuklarında gördükleri öfke, ebeveynler için baş etmesi zor duygulardan biridir. Çocuğunu öfke patlaması içinde görmek ve sakinleştirememek kendilerini çaresiz hissetmelerine, hatta ebeveynin de öfkelenmesine veya ebeveynler arası çatışmalara yol açabilir. Kimi aileler için evde öfkeli bir çocuğun varlığı evde huzursuzluk sebebi olarak tanımlanır.

Öfke sağlıklı ve doğal bir duygu

Öfke de sevinç, üzüntü, kıskançlık gibi her çocukta ve her yetişkinde olan doğal ve sağlıklı bir duygudur. Olumsuz bir duygu olarak nitelense de öfke bir işaret olarak algılanmalı. Bir kişi ya da durum, öfkeye yol açıyorsa kişi ne ile karşı karşıya olduğunu düşünmeli ona göre davranışlarını şekillendirmelidir. Örneğin bir arkadaşı, çocuğu yaptıkları ile hayal kırıklığına uğratıp öfkelendiriyorsa bu arkadaş ile ilişkisinde bir şeylerin yanlış gittiğine dair bir işaret olarak görülüp ilişki gözden geçirilebilir.

Bebeklerde de öfke görülebiliyor

Öfkenin bebeklerde dahi olabildiğini görüyoruz. Hatta en önemlisi öfke duygusu ile baş etmenin ve onu dönüştürebilmenin de temellerinin küçük yaşlarda atıldığını biliyoruz. Herkesin zaman zaman öfke duygusuyla baş etmekte zorlandığı zamanlar olacaktır ancak beyin gelişimi henüz tamamlanmamış ve sözel ifadesi erişkinlere kıyasla kısıtlı çocuklarda bu durum daha sık yaşanır. Öfkeyi yoğun hissetmek çocuğu mutsuzlaştıracağı gibi arkadaş ve ebeveynleri ile ilişkisini değiştirerek istenmeyen davranışlara yola açabilir.

Öfkenin arkasında ebeveyn tutumu olabilir

Yoğun öfke duygusunun ya da öfkeyi kontrol edememenin altında yatan sebeplerin azımsanmayacak bir kısmı küçük yaşlarda ebeveyn tutumları ile ilgili olabilir. Merak duygusunun ketlenmesi, bireyselleşmenin engellenmesi çocuklarda öfkeye yol açar. Çocuklar büyük bir merak ve keşif arzusu ile doğarlar. Hatta bu en büyük öğrenme yollarından biridir. Özellikle yürümeye başlamakla beraber hareketlenen çocuk için çevresi onu çok cezbeder. Ortalık dağılıyor düşüncesiyle ya da çocuğu yaramazmış gibi algılayarak bunun engellenmesi, çocuğa kızılması veya cezalandırılması merak duygusunun ketlenmesine ve öfkeye yol açar.

Hayal kırıklığı da öfke doğuruyor

Okul öncesi küçük yaş çocukları bireyselleşmek için çabalar. Kendi suyunu içmek, kendi kaşığını tutmak onun için büyük başarılardır. İyi yapamaz ya da bana ihtiyaç duyar gibi düşüncelerle çocuk adına onun yapabileceklerini engelleyen ebeveyn, bir nevi onun bireyselleşmesini de engelliyordur. Hayal kırıklığı öfkeyi doğuran bir başka etmendir. Çocuklarda hayal kırıklığı çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkıyor olabilir. İhtiyaçlarının karşılanmaması, fazla kızılması ya da cezalandırılması, haksızlığa uğramak akla ilk gelenlerdir. Çocuklara yeterli sınır koymamak onların öfkeli bireyler olarak yetişmelerindeki en önemli sebeplerden biridir. Altta yatan yoğun mutsuzluk, kaygı gibi duygular da öfke ile kendini dışa vurabilir. Dolayısıyla öfkeli çocuğa karşı ebeveynin yaklaşımı o esnada disiplin uygulamaktan ziyade çocuğu anlamakta ve altta yatan nedenlere yönelik yaklaşımlarda bulunmakta olacaktır. Özellikle çocuktaki öfkeyi ebeveyn kişisel olarak algılar ve kendine karşı kasıtlı olarak yapıldığını düşünürse ya da çocuğun ihtiyaçlarından ziyade kendi yetersizliğine odaklanırsa ebeveynin de çocuğa öfkeli tutumu, suçlamalar, cezalandırmalar ve çatışmalar kaçınılmaz olacaktır.

Öfke çocuğun sosyal hayatını etkileyebilir

Öfke problemi olan bir çocuğun sosyal hayatı da bu durumdan etkileniyor olabilir. Arkadaş ortamında öfkesini kontrol etmekte zorlanan çocukların empati azlığı gibi diğer duygusal ve bilişsel zorlanmaları onların dışlanmasına, zorbalık yapmasına ya da zorbalığa maruz kalmasına hatta akademik alanda da zorlanmasına yol açabilir. Öfkenin dışa vurumu çocuğun yapısına göre çeşitli yollarla olabilir. Küçük çocuklarda sözel ifadenin de kısıtlı olması sebebiyle bağırma, vurma, tekmeleme gibi davranışlar görülebilir. Yoğun öfke kendine zarar verme, sürekli kendini eleştirme şekillerinde kişinin kendisine de yönelebilir. Kimi zaman öfke pasif agresif denilen bir tutumla kendini gösterir. Kişi karşısındakini görmezlikten gelir, küçümseyerek dikkate almayabilir. Bunların yanında vücudun tamamında ya da bir bölgesinde kasılmalar, ağrılar, dişleri sıkma gibi bedensel yansımaları da olabilir.