Varisin erken tanı ve tedavisi önem taşır!

Toplardamarların genişlemesi, uzaması ya da kıvrımlı bir hal alması varis hastalığı olarak bilinir. Yaş ilerledikçe varis rahatsızlığının görülme ihtimali artmaktadır. Kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık varis hastalığı ile karşılaşılmaktadır.

Varis hastalığın iki türdür bunlar; primer varis ve sekonder varistir. Primer varisin neden kaynaklandığı net olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalar sonucu kabul gören nedenler; kalıtımsal geçiş, venöz hipertansiyondur. Sekonder varis çeşidinde venöz kapakçıkların travma, derin ven trombozu veya enflamasyon nedenlerine bağlı olarak oluşur.

Varis hastalığı genellikle 50 yaş ve üzeri kişilerde görülmektedir. 50 yaş ve üzeri her iki kişiden biri varis sorunu ile karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Yaz mevsimini gelmesi havaların ısınması ile beraber varisler ile ilgili sorunlar artıyor. Görünüm açısından değil ancak sıcaklığın etkisi ile varisli bölgelerde kaşıntı, şişlik, kanama, ağrı sorunları şiddetlenir. Bu sorunların haricinde sıcak havalarda alınan sıvıların yeterli olmamasıyla beraber pıhtı atma sorunu görülebilir.

Erken tanı ve erken tedavi yöntemleri

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte varis hastalığında erken tanı ve tedavi yöntemleri varis çeşitlenmiş ve eskiye göre daha kolay bir hale gelmiştir. İlerleyen vakalarda uzman hekimin uygun görmesi halinde genel anestezi gerektirmeyen yöntemlerle varis sorunundan kurtulmak mümkündür.

Varis sebebiyle oluşan ağrılar kişilerin yaşam kalitesini oldukça düşürür. Kişilere uygun tercih edilecek yöntemlerde ağrıların azaltılması ilk amaçtır.

İyi huylu varislerin tedavisinde genellikle cerrahi işleme gerek kalmadan ağrılar azaltılabilir. Ancak kötü huylu varislerde ilk olarak cerrahi tedaviler tercih edilir.

Tedavi sürecinde ise ilk olarak alanında uzman kalp damar hekimine başvurulması önerilir. Varis sorunun altında yatan sağlık sorunu tespit edilerek kişiye tanı koyulur. Tanı konulduktan sonra ise kişiye özel olarak uygulanacak tedavi yöntemleri belirlenir.

Günümüzde varis tedavilerinde sıklıkla tercih edilen tedavi yöntemi radyofrekans ile varis tedavisidir. Varislerin şiddetine ve genişliğine göre verdiği etki tedavi yöntemleri kişiden kişiye değişmektedir.

-İlaç ile tedavi yöntemi; kalıcı bir tedavi sunmaz. Kişilerin yaşadıkları ağrı ataklarının azaltılması hedeflenir.

-Varis çorabı ile tedavi yöntemi; varis çorabı destekleyici bir tedavi yöntemidir. Kişiye uygun olarak kullanılması gereken varis çorapları uzman hekim tarafından tavsiye edilmelidir.

-Skleroterapi ile tedavi yöntemi; 80 yıldan fazla süredir uygulanan bir yöntemdir. Çok ince uçlu iğneler aracılığı ile damar içine etkin madde enjekte edilmesi ile işleme başlanır. Bu yöntem ile damar iç yüzeyinde hasar yaratılarak damar duvarlarının yapışması sağlanır. Yapışan damar içinde kan geçemediği için varis şikayetlerin de azalma gözlenir.

-Stripping ile tedavi yöntemi; klasik cerrahi tedavi yöntemidir. Kasık ya da ayak bileğinden açılan kesiler ile toplardamarlar sıyrılarak çıkartılma işlemidir.

-Lazer / Radyofrekans ile tedavi yöntemi; Kişinin isteğine göre lokal ya da genel anestezi altında yapılan işlemde yüzeysel toplardamarların içine girilir. İğne yardımı ile yüksek derecede ısı verilen ile damarlar yakılır.

Girişimsel Radyoloji Uzm. Dr. Rengin Türkgüler

www.drrengin.com

www.varisklinik.com.tr