Başına hep benzer olaylar geliyorsa o zaman FARK ET.

Fotoğrafa dikkatli bakın:)

Defalarca tekrar eden benzer olaylarda öğrenmemiz gerekeni öğrenmediğimiz zaman Farkındalığın kendisi devreye girecek ve en zorlayıcı şekilde öğretecektir. Eee işaretleri görseydiniz. Neden hep sonradan "Aslında ben fark etmiştim" diyorsunuz...?

Artık bilinçli her bir birey kendini tanıma çabasında.

Bu dönemin deyişiyle “Hepimiz teker teker farkındalığa erişiyoruz ve hayatımızda görevleri biten bir sürü insanla da yollarımızı bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde ayırıyoruz”

Haberin Devamı

2000 yılından beri muazzam bir “Aydınlanma” dönemi başladı. NTV-cnbce televizyonunda haber spikerliği yaptığım dönemde boş vaktimde kütüphanemize gittim. Bana faydalı gelecek kitabı bulmak için adeta kitapların içine gömülmüştüm. Ne istiyordum ? Ne arıyordum ? Roman’dan daha ziyade beni geliştirecek kim olduğumu, ne aradığımı hatırlatacak kitaplar peşindeydim. Anlayacağınız benim aydınlanma dönemim 2000 yılında başladı, icraate geçirme dönemimse zaman aldı:)

Önemli olan sadece bilgiye sahip olmak değildir, o bilgiyi nasıl kullanacağınızı öğrenmektir. (O zamanki kendime bir not)

Kütüphane görevlimiz “Bu sana çok iyi gelecek, herkes bayılıyor” diyerek bir kitap uzattı. İsmi “Pozitif Yaşam” Yazar Ergün Arıkdal. Kim sorsa hayatımın kitabı diyeceğim bir kitap ve bana göre ne kadar şanslıyım ki en doğru kitapla başlamışım farkındalık yolculuğuma. “Keşke uygulamaya da daha önce başlasaymışım” DEMİYORUM tabi ki.. Hayatta keşkelere yer vermeyin. Keşke yoktur. Keşke bir yanılsamadır. Her şey olması gerektiği en doğru anda vuku bulur.

Keşke 10 sene önce evlenseymişim

Keşke o okula gitseymişim.

Keşke şuraya taşınsaymışım.

Bunların hepsi sizi pişmanlığa davet eden yanılsamalardır. Ego oyunlarıdır. Boşu boşuna geçmişle ilgili zihninizi yorar, kalbinizi yorar, sizi çok üzer. Geçmiş geçti. Şu an var. Şu an’a odaklanın. Kendinize bu kötülüğü yapmayın. 1 ay sonra bu dünyadan gideceksin deseler kendinize hala acı yaşatır mıydınız ?

Hiçbir şey hayatta tepsiyle önümüze sunulmuyor, tekamül edebilme yolunda zorluklarla mücadele ediyoruz, üzülüyoruz, kırılıyoruz, ihanete uğruyoruz. Zaten bunlar tekamülün bedeli.. Çoğumuz bunu anlayamadığımız için de isyan ediyoruz.

Haberin Devamı

Hala ve hala anlamak istemiyoruz.

Şu matah birşey gördüğümüz kıt akıllarımızla “Nasıl başıma gelir” diyebiliyoruz. Elbette diyeceğiz çünkü hiç birimiz mükemmel değiliz:)

Şimdi “Beden” olmayı bir tarafa bırakıp “Ruh” halimizle anlatmaya çalışacağım.

Ruhlarımız bu dünyada bedenlenmek üzere gelirken o alemde yaşam haritaları hazırlanıyor diyelim.

Ve bu yaşama yani madde dünyasına bağlanırken o sınavları vermek ve büyümek üzere geliyoruz. Bizler birer Duygu, Ahmet, Ayşe’den çok daha ötesiyiz !!! Allah’ın ruhundan üflediği, bir nevi yüce Rabbin bireylere ayrılmış parçalarıyız ! Keşke fark edebilsek…

Bizler bedenlenmiş ruhlarız. Ruhumuz bedenimizin içinde hapsolmuş, sıkışmış filan değil. Asıl bizler bu madde dünyasında sıkışmış durumdayız.

Bu dünyadaki tüm sınavları aslında ruh veriyor. Bizim aklımızın daha ermediği bir KARMA var. Ruhun geçmiş yaşamlardan taşıdığı, atalarımızın genlerinden taşınan bir sürü karmaşa var hücrelerimizin içinde.

Haberin Devamı

Karma da neymiş diyorsanız ? Şöyle sorayım size..O halde çocuklarınız nasıl oluyor da “Tıpkı babası, tıpkı annesi” diyecek kadar sizlere benziyor. Tip olarak geçen bu genler sanırım daha fazlasını da yapabiliyordur değil mi ? Bunun farkında olmalıyız. Yalnız başınıza gelen her olayda da karma’yı suçlamayın. Böyle bir durum söz konusu değil. “Diğer dünyada çok zengindim, şimdi o yüzden fakirim” cümleleri karmayı doğru düzgün yansıtmayan büyük tuzak cümleler….

Pekiiii neden kendini tekrar eden olaylar farklı kişilerle başınıza geliyor bunu hiç düşündünüz mü ? Çünkü ruhunuz sınavı hala verememiş. Çünkü hala fark etmemişsiniz.

Bunu zamanında ben de çok düşünmüştüm. Benzer olaylar ve sadece kişiler değişiyor. Onca acıdan sonra yepyeni bir olay size aynı durumu katlanarak yaşatıyor. Demek ki verilmeyen bir sınav var ortada ve bu sınavı veremediğimiz sürece SONUNDA suratımıza koca bir şaplak iniyor. Farkındalığın “FARK ET” Şaplağı.

Sen misin sınavını geçmek için çaba harcamayan ? Görmezden gelen ? Hala kendini fark edemeyen ?

Böyle durumlarda isyan etmek yerine sorulacak en güzel 2 tane soru var;
“Bu olayda bana ne anlatılmak isteniyor ? Neyi deneyimliyorum?”

Bu dünya bir imtihan dünyası ve yaşadığımız olaylar, yaşatan kişiler bu sınavları aşmamız için karşımıza çıkarılan araçlar. Siz bir sınav verirken, diğerleri başka sınavlar veriyor. Herkes bu yolculukta acı çekiyor ! Kimseyi bir eli yağda bir eli balda görmeyin.

Çok güvenerek başladığınız bir ilişkide belki yüzde 100 değil, yüzde 10 ile başlamanız size öğretiliyor.

Sımsıkı paraya yapıştığınız bir ilişkide para kaybediyorsunuz ve hayatta paradan daha büyük değerlerin olduğu size öğretiliyor.

İş hayatınızda kazıkları yiye yiye size temkinli olmanız öğretiliyor.

Öğrenmezseniz ve teşekkür edip eski sayfayı kapatıp yeni bir sayfa açmazsanız benzer durumu tekrar yaşayacağınıza garanti veriyorum !!! Ve herşeyin enerjiden oluştuğunu hatırlatmak istiyorum.

Egoyu, hırsı, kaprisi, nefreti bir kenara koyun. Enerji yasası gereği bunların hepsi, art niyetli düşünceler gelir sahibini bulur. O olay ve o insanlar sadece araç. Öğrenmem gerekeni öğrendim diyerek konuyu kapatın çünkü konu size bunları yaşatan “araç”larla ilgili değil.

Her an her saniye bir şey öğreniyoruz ! Büyüyoruz.

Tüm bu yazdıklarımdan da anlaşıldığı üzere “Ruhumuz tekamülünü güle oynaya değil, gerekirse çukurlarda düşe kalka gerçekleştiriyor”

Her olana tekamül gözüyle baktığımız gün…………….. (siz boşluğu doldurun)

Farkındalığınızın çok artacağı bir yıl olsun bu yıl.

Aşkla, farkındalıkla, ışıkla kalın.

Duygu GİRAY

www.duygugiray.com

instagram; Duygugiray ve yasamkocuduygugiray