‘Hiç lekem yoktu, hafta sonu 2 günlüğüne tatile gittim leke oldu!’

Merhaba sevgili okurlarım, bu hafta sizden gelen mesajların birinde dikkatimi çeken bu cümle üzerinden lekeler hakkında konuşalım istiyorum. Bugün yaz mevsiminin son günü, sizlerin birçoğu tatillerini çoktan yapmış olsa da hala seyahat planları yapanlar vardır diye düşünüyorum. Peki güneş ışığının zararlı etkilerinden geride bıraktığımız yaz sezonunda yeteri kadar korunduk mu? Ya da korunmaya devam etmek için neleri yapmalıyız?

Lekeler nasıl oluşur?

Cildin rengi, deriye rengini veren melanin ismindeki renk pigmentini üreten melanosit ismindeki hücrelerin aktivitesine bağlıdır. Açık tenli bireylerde daha az sayıda bulunan melanositler koyu tenli bireylerde daha fazla sayıda bulunur. Güneş ışığına (ultraviyole, UV) maruziyet sonrasında aktivitesi artan melanositler daha fazla melanin üretirken sizlerin bronzlaşma olarak bildiği ten renginde koyulaşma gerçekleşir. Aslında sizlerin hoşuna giden bronzlaşma, güneş ışığına maruz kalan derinin kendisini korumak adına geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Yani siz bronzlaşmak için uğraşırken, ciltte kendini korumak için uğraşır!

Ciltte leke oluşumunun melanosit aktivitesi ve maruz kalınan güneş ışığı arasındaki kritik denge ilişkisine bağlı olduğunu artık biliyorsunuz. Bu denge ilişkisi; altta yatan genetik yatkınlık, beslenme, gebelik, ilaç kullanımı, hormonal bozukluklar ve eşlik eden deri hastalıkları nedeniyle her an cildinizin aleyhine bozulabilir. En yoğun güneş ışığına maruz kalan yüz, boyun, dekolte, omuz ve el sırtında yoğun lekeler oluşabilir.

Leke oluşumundan nasıl korunulur?

Yapılan araştırmalar bir insanın yaşamı boyunca maruz kaldığı güneş ışığının %80’ine hayatın ilk yirmi yılında maruz kaldığını göstermiştir. Bu veri özellikle çocukluk ve gençlik döneminde güneşten korunmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor. Peki ‘HİÇ LEKEM YOKTU, HAFTA SONU 2 GÜNLÜĞÜNE TATİLE GİTTİM LEKE OLDU!’ diyen okurumuzun yaşadığı nedir? Unutmayalım ki güneş hasarının ciltte bıraktığı etki birikir, cilt yaşadığı güneş hasarını hafızasına alır ve bir hafta sonu tatilinde kısa süreli bir güneş ışığı maruziyeti dahi bardağı taşıran son damla gibi lekeleri görünür hale getirebilir. Bu sebeple güneşten korunmak bir yaşam tarzına dönüşmelidir. Güneş ışığının yoğun olduğu saatlerde güneş altında kalmaktan kaçınmak, dışarı çıkmadan 20 dakika önce güneş koruyucu kullanmak, şapka ve güneş gözlüğü gibi kamuflaj ürünleri ile güneş ışığının direkt cilde temasını engellemek önemlidir.

Leke tedavisi nasıl yapılır?

Doğru bir tedavi için ilk adım doğru teşhisdir. Bu sebeple leke muayenesi için mutlaka doktora başvurulmalıdır. En sık görülen lekeler; çil, solar lentigo, melasma (güneş lekesi), gebelik lekesi ve PIH olarak ifade ettiğimiz cilt hastalıkları sonrası kalan lekelerdir. Leke tedavileri, lekenin teşhisi belirlendikten sonra tamamen kişiye özel planlanır. Tedavi için, fiziken güneş ışığından korunmak ve düzenli güneş koruyucu ürünler kullanmak esastır.  Buna ek olarak; leke açıcı kremler, kimyasal peeling, leke maskesi olarak bilinen enzim peeling, PRP, mezoterapi ve lazerler tedavi amacıyla kullanılır. Özellikle yeni nesil melanin pigmentine spesifik çalışan ve cilt yüzeyine hasar vermeyen lazerler tedavide en güçlü seçenektir. Elimizdeki farklı tedavi seçeneklerine rağmen leke tedavilerinin uzun soluklu sabır gerektiren uygulamalar olduğu akılda tutulmalıdır.