Çocuklarda korku ve endişe

‘’Aslında onu korkutacak bir şey de olmadı son zamanlarda. Normalde geceleri uyanmaz mışıl mışıl uyurdu. Şimdi ne olduğunu anlamıyoruz son 2 haftadır ansızın uyanıyor, ağlıyor, yalnız kalmak istemiyorum, korkuyorum diyor. Ne yapmamız gerekiyor? ‘’

Bu hafta bir çok ailenin zaman zaman endişelenmesine sebep olan ‘’çocuklarda korku ve endişeler’’ hakkında bahsetmek istiyorum. Korku nedir? Korkuyor olmak normal bir durum mudur? Çocuklar hangi dönemde en çok nelerden korkar? Korkan bir çocuğa nasıl yaklaşmamız gerekiyor? Tüm bu noktalara gelin birlikte göz atalım. İyi okumalar.  

Korku: çocuğun bir tehlike olarak düşündüğü şeye karşı vermiş olduğu duygusal tepkidir. Yani korku aslında bir duygudur. Herhangi bir şeye karşı korku duyan bir çocuk çeşitli fiziksel ve davranışsal belirtiler gösterebilir ve böylelikle çocuğun bir şeylerden rahatsızlık duyduğunu fark ederiz. Çünkü her çocuk kolay kolay ‘’Anne/baba ben korkuyorum’’ diyemeyebilir. Çocuklar genel itibariyle duygularını anlamlandırmakta zorlanabilirler. Bu yüzden en önemli şey çocuklarınız her zamankinden farklı davranıyorsa davranışlarını takip etmenizdir.

Korkan bir çocuk nasıl davranışlar sergiler?

Çocuklarının yaş gruplarına göre korkuları çeşitlenmekle birlikte, her çocuğun ne kadar ve nasıl korku yaşayacağı sadece nelere korku duyduğuyla bağlantılı değildir. Eğer çocuğunuz kaygılı/korkulu bir mizaç yapısına sahipse birçok noktada daha çok korku duyan bir çocuk olabilir. Veya bir çocuk endişeli ve korku duygusu yüksek bir veya birkaç ebeveynle büyüyorsa korku duygusunun çocuğa geçmesi mümkündür. Genel itibariyle ise çocuklar korktuklarında; ağlama, korktuğu şeye veya yere karşı geri çekilme isteği, telaşlanma, kendisini ifade etmekte zorlanma, öfke davranışları sergilemesi, gece ağlayarak uyanmak, tek başına uyumamak istememek, yalnız kalmak istememek, okula gidiyorsa okula gitmek veya okula tek başına gitmek istememek, ani seslere karşı verilen irkilme reaksiyonları çocuklarda sıklıkla gördüğümüz korku duygusunun belirtileridir.

Çocuklar nelerden korkarlar?

Yeni doğmuş bir bebeğin bile; bebeklik döneminden itibaren korku yaşadığını gözlemleyebiliriz. Bebeklik döneminde en sık yaşanılan korkulara baktığımızda ani ve yüksek sesler ( korna, siren sesi, yüksek sesli konuşma, ani veya uzun süreli bağırmalar, çığlık, kurutma makinesi gibi elektronik eşya sesleri ) olduğunu görmekteyiz.

Bebeklik döneminde ki diğer ve en sık karşılaşılan korkulardan biri ise ayrılma kaygısı ve yabancı birinin kendisine yaklaşması korkusudur. Ayrılma kaygısı ( seperasyon anksiyetesi) özellikle bebeklik döneminde 8. Aydan sonra başlayan ve 18. Aydan sonra pik yapmasını beklediğimiz 2 ve 3 yaşından sonra yavaş yavaş azalmasını beklediğimiz ve en sık gördüğümüz aslında gelişimin doğal bir evresi olan korku/ kaygıdır. Ayrılma kaygısının olmamasını beklemek doğru değildir. Özellikle 2 yaş öncesinde geceleri uykunun ani bölünmesi, eğer çalışmayan bir anne iseniz herhangi bir şey için dışarı çıkmanız gerektiğinde çocuğunuzun sizden ayrılmak istememesi için belirtiler göstermesi veya çalışan bir anne iseniz çocuğunuzun sizden ayrılmamak için göstermiş olduğu davranışlar hepsi bağlanma sürecinin bir parçasıdır. Burada önemli olan ayrılma kaygısının yoğun, günlük hayatı devam ettirmekte zorlayan, aşırı ağlama ( mororana kadar) bir türlü sakinleşmeyen, başka bir şeye devam etmek istemeyen bir hale geliyorsa eğer burada bir desteğe ihtiyaç olabileceğini düşünmekte fayda vardır.

2 yaştan sonra ayrılma kaygısı ilkokul dönemindeki çocuklarda tekrar görülebilir. Buna okul korkusu da eklenebilir veya çocuk okulu sevebilir, gitmek isteyebilir ancak anneden ayrılmaya dair kaygısı veya anneden ayrılacağı zaman annenin başına bir şey gelmesinden dolayı korku duyduğu için okula adapte olmakta, okula gitmekte ve sınfıta tek başına kalmakta zorluk yaşayabilir. Eğer böyle bir durum var ise yine destek alıyor olmanın önemli olduğunu düşünmekteyim.

Çocukluk döneminde; neyin neden olduğunu bilmediğinden dolayı oluşan korkular vardır. Buna bilgi eksikliğinden kaynaklı korkularda diyebiliriz. Örneğin; ani bir şimşek veya gök gürültüsü sesi onu korkutabilir çünkü hem ani bir sestir hem de gök gürültüsünün veya şimşek çakmasının neden kaynaklı olduğunu bilemediği için gökyüzündeki hareketeler korkutucu gelebilir. Burada önemli olan ‘’korkulacak bir şey yok, şimşek o, sende hemen korkuyorsun ‘’ gibi cümleler kurmadan, neyin neden olduğunu anlatmakta fayda vardır.

Çocukluk döneminde yaşanan travmatik veya korku verecek deneyimler de çocukluk döneminde korkuların oluşmasına neden olabilir. Örneğin; çocuğun bir kaza geçirmesi veya ailesinden birinin kaza geçirmesi, çocuğun tek başına bir yerde kalması ( örneğin asansörde), çocuğa açıklama yapılmadan, nereye gidileceği önceden söylenmeden, gideceği yerde ona ne uygulanacağını söylemeden bir anda hastaneye gidilmesi, iğne yapılması veya bir operasyona girecek olması, çocuğun biri veya birileri tarafınca korkutulması ( yemek yemezsen seni kaçırırlar, uslu durmazsan seni polise veririm gibi söylemlerin sıklıkla söylenmesi) bu korkulara meyil verebilir.

Karanlıktan, karanlık bir yerde kalmaktan, gece karanlıkta uyumaktan korkuyor olmakta çocukluk döneminde sık gördüğümüz korkulardan biridir. Çocuklar ilk olarak karanlıkta kalmaktan aslında korkmazlar fakat karanlıkta genellikle etrafında ne olup bittiğini anlayamadığı için güven duyamaz. Eğer karanlıkta tek başına bırakılmışsa, ağlarken karanlıkta tek başına kalmışsa, veya karanlıkta birtakım farklı canlıların geleceğine dair şeyler söylenmişse ( hayalet, öcü gibi) çocuğun karanlığa karşı, tek başına uyumaya karşı reaksiyon göstermesi oldukça normaldir.

Birbirimize geçirdiğimiz korkular yine alanda sık karşılaştığımız korkulardır. Örneğin; çocuk daha önce bir örümcek görmemiştir fakat kitabında örümcek vardır ve aile o kitabı çocuğa her okuduğunda ıyy, korkunç bir örümcek gibi anlattırsa veya çığlık atarak büyük tepkiler verirse, çocuk örümceği hiç görmese bile örümcekten korkması, tiksinmesi hatta gördüğünde çığlık atarak koşması gereken bir şey olarak öğrenir ve dolayısıyla ailenin korkusu çocuğun korkusu olabilir. Bu yüzden yetişkin bireyler olarak çocuklarınızın yanında nasıl mesajlar verdiğimize dikkat etmek önemlidir.

Çocuğumun korktuğunu düşünüyorum ne yapmalıyım?

Öncelikle çocukların duyguyu anlamlandırmaları, duygularını ifade etmeleri için çok önemlidir. Çocuklar yaşları ilerledikçe ne hissettiklerinde anlamakta da ilerlerler ancak hissettikleri şeyin ne olduğunu bilemezler. Kendini nasıl hissediyorsun diye sorduğumuzda ‘’iyi veya kötü’’ şeklinde yanıtlar verirler.

Çocuğunuz korktuğu zaman, yanınıza endişelenmiş, telaşlanmış, bacağınıza sarılmaya veya kucağınıza gelmeye çalışabilir. Bunların hepsi ‘’şuanda kendimi iyi hissetmiyorum, bana yardımcı olabilir misin? ‘’ deme biçimidir. Böyle bir şekilde gelen çocuğa ‘’ ne oldu, yine mi ağlıyorsun, yine mi birşeyden korktun, sende hep korkuyorsun, sarılma bacağıma’’ şeklinde cümleler söylenmemelidir. Sizde kendini sakinleştirmek isteyen çocuğa söylenen bu cümleler onun kendisini daha aciz, çaresiz, öfkeli hissetmesine sebep olabilir.

Çocuğunuz korkusunu ifade edebiliyorsa örneğin ‘’anne korkuyorum ‘’diyerek yanınıza geliyorsa ‘’bunda korkacak bir şey yok, bak kimse yok, korkak mısın sen falancanın oğlu korkuyormuş dedirtmem ben’ şeklinde söylemler yine çocuğun korkusunun azalmasına neden olmayacaktır. Belki söylediklerinizle korkmuyormuş gibi yapabilir ama bu korkusunun geçtiği anlamına gelmez aksine bastıracaktır.

Çocuğun korktuğu bir nesneyi ortadan kaldırmakta uzun vadede işlevsel olmayacaktır. Çünkü hem her korktuğu nesneyi ortadan kaldırma imkanımız olmayabilir, hemde bu yine çocuğun korkusuyla baş etme mekanizması geliştirmesine ket vuracaktır.

Çocuğum korkuyorsa neler yapabilirim? Onun korkusu için neler yapmasına yardımcı olabilirim?

Öncelikle korkusunun neler olduğu konusunda yapılacaklar değişse bile bazı şeyler ortaktır. Örneğin; korkan çocuğa temasta bulunmak, göz temasına inerek ‘’şuan korkmuş görünüyorsun, bana anlatmak ister misin, öncesinde biraz sakinlemek için sarılalım mı ? ‘’ diyerek normal olmayan beden fonksiyonlarını normal hale getirmek, sonrasında nelerden korktuğu konusunda baskıcı olmayan sorular sorarak korkusunu keşfetmek önemlidir. Sizin için korkusu saçma veya korkması için bir neden yok gibi geliyor olabilir ama çocuk korkuyorsa bilin ki korkacak bir durum vardır.  Daha sonra korkusu eğer neyin ne olduğunu bilmediği bir şeyse doğru bilgiyi vermek, eğer terk edileceğine dair bir korku varsa sarılmak, ‘’ben buradayım, güvendesin, korktuğunu söylediğin şeyebirlikte bakmaya ne dersin’’ diyerek yanında olduğunuzu ve yalnız olmadığını söyleyebilirsiniz.

Çocuğun korkusunu boşaltıyor olması da önemlidir. Bu yüzden çocuğun kendisini ifade etmesine yardımcı olmakta fayda vardır.

Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle. Sevgiler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet