Eyvah! Çocuğum başka çocuklara vuruyor

"Çocuğum başka çocuklara vurmaya başladı."

"Daha önce hiç böyle yapmazdı ama son zamanlarda özellikle kalabalık alanlarda başka çocukların yanında farklı davranmaya başladı."

"Çocuğum başka çocukların saçını çekiyor veya onu itiyor."

"Çocuğum başka çocukların elindeki oyuncağı alıyor ve ne yapsak geri vermesine ikna edemiyoruz."

Son zamanlarda anne babalardan aldığım sorulardan biri çocuklarının vurması/itmesi veya kalabalık bir ortam içindeyken davranışlarının daha farklı olmasıyla ilgili. Bu haftaki köşe yazımda bu ve benzeri konularda neler yapılabileceği ile ilgili kısımları paylaştım. Keyifli okumalar dilerim.

2020 yılından beri yaşadığımız pandemi döneminin hepimizin hayatının birçok alanında uzun vadede çeşitli değişikliklere yol açtığı bilenen bir gerçek. Çocuklar açısından bakıldığında ise genellikle sosyalleşme, okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda okul öncesi deneyimlerden uzak kalma, ev içerisinde anne-baba, anneanne, babaanne, dede veya varsa bakıcı ile geçirilen zamanların artması ve çocuğun hayatında küçülmeye gidilmesi gibi durumlar ve bu durumların yaratmış olduğu iletişim problemlerini klinik alanda görmeye başladık bile.

Tabii ki pandemi dönemi öncesi vurmak, itmek veya sosyal ortamlarda bazı çocukların davranışların eve göre değişmesini görüyorduk ancak pandemi dönemi nedeniyle çocukların pandemi dönemi öncesine göre yaşadıkları sosyalleşme, iletişim, davranış ve duygu düzenleme gibi alanlarda pandemi dönemi öncesine nazaran daha fazla problemler yaşadıkları yapılan çalışmalarla da görmekteyiz.

Peki bir çocuk neden vurur, iter, ısırır veya çeker?

1-Bunu bir sevgi göstergesi olarak öğrenmiş ve dışarıda uyguluyor olabilir. (Örneğin haşin sevilen, ısırılarak sevilen bir çocuk, bunu olağan bulacağı için gördüğü şekilde yansıtabilir.)

2-Heyecanlandığında, üzüldüğünde, sevindiğinde bunu hisleri taşımakta zorlanıyor olabilir ve bir anda ani bir davranışla itebilir, vurabilir. (Burada duygu tanımları yapmak ve duygu yaşama konusunda regüle etmeye veya duygu yaşama konusunda yönlendirilmeye ihtiyacı olduğunu gösterebilir.)

3-Kendisini sözel olarak ifade etme konusunda bir gecikme yaşama durumu söz konusu ise kendini ifade etmekte zorlandığı anlarda bu tarz davranışlar görülebilir.

4-Ev içerisinde sözel veya fiziksel bir şiddet varsa bu görülebilir.

5-Çocuk ev içinde fazla görülmeyen bir çocuk ise isteklerini veya kendisini göstermek için bu tarz davranışlar görülebilir. (Bazı ebeveynler çocukların davranışlarına genelde kayıtsız kalıp, vurma, itme, çekme, ısırma davranışlarında aşırı reaksiyon verebilirler. Çocuk tabii ki bir süre sonra bunu öğrenecek ve bunu bir yol olarak uygulamak isteyecektir.)

Bu davranışlar karşısında sıklıkla yapılan yanlış davranışlar neler?

1-Ebeveynlerde gördüğümüz yanlış davranışlardan birisi; çocukları topluluk içinde veya küçük bir arkadaş grubunda itme, vurma veya ısırma gibi davranışları gösterdiğinde vermiş olduğu tepkilerin dozu veya dozsuzluğu oluyor. Yani örneğin aşırı tepkiler verilmesi (ne biçim çocuksun, hiç sana yakışıyor mu, ayıp bu yaptığın ) gibi yüksek sesli bir şekilde, çocuğu başka çocukların içinde yargılayıcı, eleştirel bir tarzda konuşmalar çocukları daha çok rencide ettiği gibi bu davranışı yapmasını da artırabiliyor.

2-Bir diğer yanlış olan davranış biçimi; çocuğun yapmış olduğu bu davranışlar sonucunda "sen hani uslu kızdın/oğlandın, sen hani akıllıydın ne kadar da yaramaz/haylaz oldun" gibi çocuğun yaramaz, hırçın, anlaşılmaz, geçimsiz bir çocuk olduğuna dair etiketlemeler yapıyor olunması.

3-Bir diğer gördüğümüz durum ise anne baba çocuğunun bir başka çocuğa vurmaması için aşırı kaygılı ve engelleyici şekilde çocuğu tutması ve böyle bir davranış yapsın yapmasın ‘’bizim çocuk biraz yaramaz, zarar verir, canını yakar, aman uzak tutun" gibi cümlelerle çocuğu yine diğer çocukların yanına etiketlemek ve çocuğu yine diğer çocukların yanında rencide edici davranışlar/ cümleler sarf etmektir.

4-Bir diğer yapılan yanlış davranış; çocuğun yaptığı bu davranış karşısında ya ceza vermek (bir daha vurursan sana çikolata vermeyeceğim) veya duygusal manüpilatif/ duygusal cezaya ait cümleler söylemek. Örneğin böyle yapınca beni çok üzüyorsun, demek ki sen beni sevmiyorsun, bir daha vur bakalım ben de seni sevmeyeceğim veya sana küstüm gibi manipülatif cümleler kurmaktır. Bu cümleler tehlikelidir. Çünkü hiçbir çocuk yaptığı hiçbir davranış karşısında ebeveynin özellikle sevgisiyle cezalandırılmamalıdır. Lütfen çocuklarınızdan vazgeçmeyin. Burada önemli olan vurma, ısırma, itme, çekme gibi davranışların olmaması ama ceza verdiğimizde çocuğun sanki tümüyle istenmiyormuş gibi düşünülmesine neden olabilir.

Tüm bu davranış ve cümle tarzları; çocuğun kendisini nasıl algılayacağını oluşturmaktadır. Yani çocuk kendini siz onun için ‘’yaramaz , haylaz, haşarı, hırçın’’ dedikçe o da kendisinin zaten yaramaz olduğunu düşünecek ve ne olsa yaramazım o zaman ısırabilirim, en fazla da bana bağırırlar, zaten alıştım diye düşünerek yaptığı istenmeyen davranışları yapmaya devam edecektir. Bu yüzden çocuklarınızı etiketlemeyin. Eleştirmeyin ve aşağılamayın.

Çocuğuma nasıl yaklaşmalıyım?

Çocuğunuza herkesin içinde ve kriz anında kural koymaya çalışmayın. Hiçbir kriz anında; ister çocuk, ister yetişkin tartışmalarında bir kural koymak, bir kuralı uygulamak, birinin diğerine herhangi bir şey anlatması bile zordur çünkü o, bir kriz anıdır ve en önemli şey önce sakinleşmek, sakin kalabilmek, ortamda gerginse ortamı da sakinleştirmektir.

1-Çocukların; canlandırmaya, resmetmeye, görselleştirmeye ve zaman zaman hatırlatılmaya ihtiyaçları vardır. Bu yüzden bir "ihtiyaç çizelgesi, kural çizelgesi" gibi çizelgeler, tabloların yapılması önemlidir. "Parkta, herhangi bir arkadaşa veya bir canlıya vurmanın ne kadar doğru olmadığını seninle konuşmuştuk, bu bir çizelge ve buna bakmanı isteyeceğim" diyerek bu durumu hatırlatın. Parka inmeden önce, dışarı çıkmadan önce çizelgeye bakmasını isteyebilir, konuşabilirsiniz aynı zamanda.

2-Çocuk yaptığın davranışların belli bir karşılığı olacağını anlatmakta veya uygulamakta fayda vardır. Bu bir ceza değildir. Çünkü bunu yapmadığımızda söylediğimiz veya yapığımız çizelgelerin bir anlamı olmayacaktır. Örneğin çocuk parkta vurmasına rağmen parkta olmaya devam ederse vurma davranışı sonucunda sadece belirli sözcüklerin söyleneceği ancak bir kaybının olmadığını fark ettiğinde maalesef vurmaya devam edecektir. Bu yüzden örneğin "Bir kere vurduğunda dışarıda ki kuralımızı hatırlıyor musun, unuttuysan gel bir konuşalım’’ diyerek kural tekrar hatırlatmakta fayda var ancak yeniden aynı davranışı yapıyorsa parktan çıkartmakta fayda vardır ancak neden çıkarttığınızı anlatmak da önemlidir.

3-Vurmadığı, ısırmadığı günleri ve zamanları tebrik edin. "Bugün parkta çok sakindin, daha sakindin, seni tebrik ediyorum" diyerek bu şekilde oynayabildiğini duymasını sağlayın.

4-Bunun dışında şunu bilmekte fayda vardır. Enerji genelde elden ve ayaklardan boşalır. Yani bu yüzden eğer enerjisini atamıyorsa, genelde oturan veya evde olan bir çocuğumuz varsa, yeteri kadar duygu ifadesi zor ise elleriyle yapabileceği veya ayaklarıyla yapabileceği aktiviteleri yapmakta fayda vardır. Bu yüzden düzenli olarak dışarı çıkması, enerjisini atmasını sağlamak, düzenli rutinler geliştirmek, duygu paylaşımları, duygu aktarımları yapmak önemli. Yine evde ise ve çok vurma, itme davranışları göstermeye başladıysa yönlendirmenin faydalı olduğunu düşünmekteyim. "Biliyorsun ki canlılara zarar verici davranışlar yapmamak bu evin bir kuralı ama çok vurmak istiyorsan koltuğa, yastığa vurabilirsin" diyerek yönlendirme yapabilirsiniz.

Hepinize keyifli haftalar diliyorum.

 

Bilgi ve iletişim için:

cerengumus.91@gmail.com

Instagram: psikolog.cerengumus

 

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet
akıllı banner