Değişeceği için (U)MUTLUYUM

Herkes şu anda artık hayatın eskisi gibi olmayacağını fark etmeye başladı. Bunun getirdiği yas sürecini anlamakla birlikte, ben biraz daha bu dönemle birlikte artık değişeceğinden mutlu olduğum şeylere odaklanıyorum.

Çünkü biz o anda anlamasak bile, her zaman tekrar tekrar gördüm ki; Hayat bize olmuyor, bizim için oluyor.

Değişeceğinden U(MUTLU) olduğum şeyler:

1- Mutluluğu dışarıda aramak

Burada dışarıdan kastım sadece evin dışı değil tabii :)

Mutluluğu hep dışarıda aradık; ilişkide, işte, parada, daha çok parada, daha iyi bir ilişkide, terfide, daha da çok parada…

Bu dönem bize önceliklerimizi sorgulattı.

Herkesi aynı noktaya taşıdı.

Herkesi tek bir gündemde topladı.

Geçmişe bakıp, önceden sahip olmak için çırpındığın bir sürü şeye aslında şu anda sahip olduğunu ama şimdi de başka şeyler için çaba sarf ettiğini fark ettirdi. Ve dışarıda aramaya devam edersen o “bir gün mutlu olacağım”ın belki de hiç gelmeyebileceğini; en güzelinin zaman geçtikten sonra eskiyi özlemek yerine, “şu anda mutlu olup, tadını çıkarmak” olacağını gösterdi. Göstermeye devam ediyor, biz görmedikçe göstermeye de devam edecek.

2- Sürekli ertelemek

Ertelemek, son 5 yıldır yılda en az bir kaç kez dokunduğum konu başlıklarından biridir. Ben ne kadar yazarsam yazayım, sürekli de hakkında sorular gelmeye devam eder: “Sevil, erteliyorum, ne yapmalıyım?”

Gidiş yolum, anlatım tarzım ya da verdiğim örnekler değişse de, cevap hep aynı: Erteleme, YAP!

Ölüm döşeğindeki kişilerin pişmanlıkları sıralandığında 1. sırada yer alan “ertelemek”, niye yaşarken bu kadar körü körüne bağlandığımız bir alışkanlık?

Bu dönemde evde kaldıkça, arkadaşlarımızla sevdiklerimizle buluşamadıkça, gitmek istediğimiz yerlere gidemedikçe eski anılara saldırıyoruz. #tbt için artık perşembeleri beklemek yerine sürekli yaptığımız, yaşadığımız, paylaştığımız anıları tekrar tekrar hatırlıyoruz. Onların ne kadar kıymetli olduğunu artık çok daha iyi anladık; zamanın, nefesin, adım atabilmenin.

İleride kulağında bir ses olsun bu dönem, yine ertelemeye kalkacak olursan: “Corona günlerini hatırladın mı? O zaman keşke şimdi adım atabilsem diyordun, şimdi durma ve bunun hakkını ver: ERTELEME!”

3- Kesintisiz şikayet etmek

Açık olacağım, şu anda bile sürekli en küçük şeyler için şikayet enerjisi yayan grup yok mu, var. Ama bir yandan da, “Eskiden şunu kafaya takardım, ne saçmaymış ya” diye fark edip, uyanmaya başlayanlar da var.
Daha çok şükretmeye başlayanlar da.

Kendine daha çok dönenler, aslında düşündüğünden çok daha dayanıklı olduğunu fark edenler, önceliklerini belirleyip diğerlerine eskisi kadar kafayı takmayanlar var.

Abraham der ki; "Hayatında 9 şey güzel gidebilir, 1 tek şey eksiktir ve sen ona takılırsın; hep yok yok enerjisi yayarsın. Sonuç, o 9 şey de bozulur. Ya da, hayatında güzel giden 1 tek şeye odaklanır, ona şükreder, o enerjiyi çoğaltırsın. Sonuç, o 9 şey de güzelleşir."

Şükretmeyi çoğaltıp sahip olduklarını fark eden daha çok kişinin olduğunu düşünmek bana umut veriyor.

Sen nelerin değişeceğini düşünüp mutlu oluyorsun? Gelecekle ilgili pozitif beklentilerini nasıl arttırıyorsun?
Geleceği her saniye bizim yaratmaya devam ettiğimizi hatırlayarak; şimdi biraz daha pozitif beklentimizi arttıralım mı?

Sevil Eskicioğlu Özkal

İnstagram'da buluşalım: @sevileskiciogluofficial

Senin için hazırladığım meditasyonunu indirmeyi unutma: www.sevileskicioglu.com