Güzelliklerle bağlantıda olmak

Güzel, güzellik, güzellikler…

Ne kadar iç açıcı kelimeler değil mi?

En büyük arzularımız arasında, güzel olmak, güzel görünmek, güzel yaşamak, güzel paralar kazanmak, güzel bir araba almak, güzel bir ev sahibi olmak, güzel bir fiziğe sahip olmak, güzel sağlığa sahip olmak, güzel bir eşimizin, güzel bir işimizin olması... v.s vardır.

Güzel olana sahip olmak insanoğlunun yegâne arzusudur.

Kuşkusuz her insan yaşamının her yönüyle hoş olmasını, hayranlık uyandırmasını, yani güzel olmasını ister.

Bu bazen çoğumuzun yaşamlarında bir istek olarak kalır.

Güzellikleri yaşayanları bazen dizilerde ya da filmlerde seyrederiz. Bazen de gerçekten bu güzellikleri madden ve manevi olarak yaşayan insanlarla tanışırız. Özeniriz, biz de bir gün bu güzelliklere sahip olmayı dileriz.

Yaşamımız bizim oyun alanımız ve bizler bağlantıda olduğumuz duygular aracılığı ile yaşamımızı yaratıyor ve sonra da bu yaratımımızı deneyimliyoruz. Bu kavram bilim adamlarınca da onaylandı. Kuantum felsefesini incelemenizi öneririm.

Bu gerçek bize şunu söylemekte; yaşamda en önemli görevimizin bağlantıda olduğumuz duyguları fark etmek ve bu yolla kendimizi tanımak.

Eğer bu önemli farkındalığı yaşamımızda geliştirebilirsek, duygularımızı hissederek, bizi yaşamda nereye götürdüğünü, götürebileceğini anlayabiliriz. Yani sebep – sonuç ilişkilerini henüz bir duyguyu yaşarken anlayabilir ve gerekli müdahaleleri yapabiliriz.

Mesela, yaşamında sürekli sinirli, gergin, agresif olan bir insanı ele alalım. Bu kişinin bağlantıda olduğu his öfkedir. Sonuç olarak yaşamında tuttuğu alan da öfke ile bağlantılı olaylar olacaktır.

Bu yüzden günlük yaşamında deneyimlemek zorunda olduğu olaylar, kavga, tartışma, kin, hakaret, nefret, duygusal ya da fiziksel zarar verme, zarar görme şeklinde ortaya çıkacaktır.

Tüm bu duygularda kişiyi güzellikler yaşamaktan sürekli alıkoyacaktır.

Şimdi böyle bir kişinin "Ben yaşamımda güzellikleri neden deneyimleyemiyorum?" sorusuna vereceğimiz cevap nettir.

O kişinin yaşamındaki hisleri ve bağlantıda olduğu duyguları anlarsak yaşadıklarına şaşırmayız öyle değil mi ?

Peki bizler yaşamımızda güzelliklere yer açmak için ne yapmalıyız?

Bunlarla ilgili size birkaç uygulama önermek istiyorum.

Öncelikle her sabah güne şu niyetle başlayın lütfen.

“Bugün hissettiğim tüm olumsuz duyguların farkında olmaya niyet ediyorum.”

Lütfen bu niyet cümlesini gözlerinizi kapatıp meditatif bir duruma geçerek birkaç kez hissederek söyleyin ve daha sonra güne başlayın.

Güne bu niyetle başladığınızda farkındalığınız artmaya başlayacak ve duygularınızın daha çok farkında olacaksınız.

Öncelikle kendinizi negatif bir duygu hissederken yakaladığınızda bu duyguyu kontrol ederek bir puan verin. Mesela duyguyu en şiddetli şekilde yaşadığınız puan 10 olsun. Eğer bu yakaladığınız duyguya sık sık kendinizi 10 puan verirken buluyorsanız, muhtemelen çocukluğunuzdan getirdiğiniz bir duygudur. Böyle bir durumda profesyonel bir yardım almanızı öneririm.

Çocukluktan itibaren yaşadığımız duygular fazlaca birikmiş olduğu için bizden daha üst, objektif ve profesyonel desteğe ihtiyacımız olabilir.

Verdiğiniz puan daha düşükse, yine gözlerinizi kapatarak derin nefesler alın ve kendinizle şöyle bir konuşma yapın. "Ben bu negatif duygularla yaşayarak, bana ve çevreme acı veren olayları mı deneyimlemek istiyorum? Yoksa güzel, rahatlatan, hafifleten, neşeli duygulara sahip olarak, kendimi güzel olaylara mı açmak istiyorum?”

Cevabınız tabi ki kendinizi güzel duygulara açmak olacaktır.

Çalışmaya devam edin. Diyelim ki öfke ile ilgili çalışıyorsunuz ve yakaladığınız duygu birilerine öfkelenmek, hırslanmak ise, şimdi zihninizde bu insanların ya da bu olayın size hangi hediyeleri olabileceğini analiz edin. Bu insanların veya olayların olumlu yanlarını düşünün. Hemen reddetmeyin. Düşünürseniz mutlaka bulacaksınız.

Bu insanlara ya da olaylara kabul vererek, kendinizi bu durumdan ayırmaya çalışın. Bunu başardığınızda çok rahatlayacaksınız. Sadece kabul vermek bile yüksek oranda sizi rahatlatacak.

Daha sonra zihinsel olarak bir görsel canlandırın, orada olmaktan en hoşlandığınız bir yer hayal edin. Bu bir orman olabilir, bir deniz ya da su kenarı olabilir. Orada çimenlere, ya da sarı kumlara uzanarak, sadece denizin, derenin, ormanın, kuşların cıvıltısını duyun, hissedin. Vücudunuzu ayaklarınızdan başlayarak, saç tellerinize kadar tarayın. Bir süre bu zihinsel imgenin içinde kalın (en az 10 dakika).

Gözlerinizi açtığınızda bağlantıda olduğunuz duyguların sadece güzellikler olduğunu kolayca fark edeceksiniz.

Güzellilere açılan farkındalıklarınız daim olsun.

Sevgilerimle,

A.Nilgün Aktaş

Kuantum yaşam ve ilişki koç

NLP Uzmanı ve eğitmeni

www.aysenilgunaktas.com

https://www.instagram.com/anilgunaktas/

nilgunaktas@hotmail.com