İletişim modeliniz nasıl?

Yaşam içinde, bazen ilişkilerimiz karmaşık bir hale gelebiliyor. Yoruyor, enerjimizi tüketiyor.

Bu durumu engellemek için, yapmamız gereken, o ilişki her ne ise, romantik bir ilişki olabilir ya da dost, arkadaş, iş, aile ya da çevrenizle kurduğunuz ilişkiler olabilir. Öncelikle ilişki içinde bulunduğunuz her kim ise, samimiyetle ve içtenlikle karşınızdaki kişiyle her şeyi konuşabilmek, ona kalbinizi açabilmektir.

Dürüst, samimi bir niyet ve onun getirisi samimi ve dürüst bir ifade şekli, her zaman içinde bulunduğunuz ilişkiyi yapılandırır ve güçlendirir. Her şeyden daha önemlisi kendinize olan güveninizi artırır.

Dünya üzerinde yaptığımız her şey bir niyet dâhilinde gerçekleştir. Ve niyetin sonunda da gitmeyi istediğimiz hedef vardır. Buna yaşadığımız her türlü ilişkiyi de dâhil edebiliriz.

Çalıştığım danışanlarımdan bir bayan, eşinin ve çocuklarının onu hiç bir zaman anlamadığından şikâyet ediyor ve evliliğini bitirme noktasına geldiğini anlatıyordu.

Biraz onu dinledikten sonra, aslında kendisinin hiç bir derdini ve yardım ihtiyacını eşi ve çocukları ile paylaşmadığı ortaya çıktı. Bunun sonucunda ise fazlaca yoruluyor. Yıllarca herşeyi üstlenmiş olduğu için de, eşi ve çocukları hazıra konuyorlardı.

Bunu kendisine sordum, “Madem bu kadar zorlanıyorsunuz, neden eşiniz ve çocuklarınızdan yardım istemiyorsunuz? Cevap oldukça enteresandı. “Onların anlamaları gerek, aksi takdirde benim için bir anlamı kalmaz!”

Danışanım eşinin ve çocuklarının onun zihnini okumalarını ve ona göre hareket etmelerini istiyordu belli ki. Ancak bu şekilde zihin okuyarak bir iletişim tarzı mümkün değil tabi.

Yaptığımız çalışmalarla biraz daha derine indiğimizde, aslında danışanımın henüz küçük bir çocukken ebeveynlerinin onun ihtiyaçlarının giderme konusunda başarılı olmadığı ve bunun sonucunda da kendi işini kendisinin yapması gerektiğine karar verdiği ortaya çıktı.

Onun aslında kurduğu ilişkilerdeki niyeti her anlamda “anlaşılmayı” beklemek ve bu niyet sonucu beklentisi ise, bunu hisseden çevresindekilerin onun "yardımına" koşması idi.

Ancak bu bilinçaltından verilen bir karar olduğu için, kendisi bunu fark edememiş ve yıllardır aynı kısır döngü içinde dönüp durmuştu.

Bu bilgi bilinçaltından, bilince çıktığı anda oluşan farkındalıkla bir anda gözleri parladı ve konuştuğumuz şekilde, artık yavaş yavaş yardım isteme konusunda esnemeye başlayabileceğini söyledi.

Bilinçaltının biz küçük bir çocukken aldığı kararlar, gördüğünüz gibi nasıl da yaşamımızı, iletişim şekillerimizi etkiliyor ve yönetiyor.

Önemli olan fark etmek ve yola bilinçle devam etmek.

İletişiminizin sizi daima mutlu etmesi dileklerimle.

Sevgilerimle,

A.Nilgün Aktaş

Kuantum Yaşam ve İlişki Koçu

www.aysenilgunaktas.com

https://www.instagram.com/anilgunaktas/