Covid-19 sürecinde diş sağlığının önemi

Bugün sizler için ağız ve diş sağlığını konuşmak istedim. Günümüzün Covid-19 korona virüsünün ağız ve diş sağlığıyla ilgili önemini anlatmak için İstanbul Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, King’s College Dental Institute, Guy’s Hospital bünyesinde misafir öğretim üyeliği yapan ve halen İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi olan, TDB Dış İlişkiler Komisyon Üyeliği, FDI-ER  (Continuing Medical Education in Dentistry) Çalışma Grubu Başkanlığını ve FDI (Dünya Dişhekimleri Birliği) Avrupa Sürekli Eğitim Direktörlüğü ve Estetik Dişhekimleri Akademisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi değerli hocamız Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı’dan okurlarımıza, Covid-19 sürecinde ağız ve diş sağlığı konusunda önemli bilgiler aldık…

DENİZ TUNCA: Sizlerden dolu dolu bilgiler almak adına öncelikle ağız-diş sağlığı dediğimizde ne bilmeliyiz sorusuyla başlamak istiyorum?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Dünya Sağlık Örgütü günümüzde sağlıklı olmayı, sadece bir hastalık yokluğu olarak değil, bireyin fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak, iyi ve eksiksiz olma hali olarak tanımlamaktadır. Bu sağlıklı olma tanımına, kuşkusuz ağız-diş sağlığı da girmekte olup, diş sert dokularımızın ve ağız ortamını oluşturan yumuşak dokularımızın, herhangi bir enfeksiyon ve doku kaybına neden olacak bir probleme sahip olmama durumudur. 

Covid-19 sürecinde diş sağlığının önemi

Deniz Tunca: Ağız-diş hastalıkları açısından dünyada en yaygın enfeksiyonlar nelerdir?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Ağız-diş hastalıkları, dünyada en yaygın enfeksiyonlar içerisinde gösterilerek, özellikle diş çürüğü ve diş eti hastalıkları, bu anlamda genel sağlıklı olma halini de direkt olarak tehdit altına almaktadır.

Deniz Tunca: Diş çürüğü ve diş eti hastalıklarında herhangi bir enfeksiyon yaşadığımızda önemi nedir? Yaşam kalitemizi nasıl etkiler?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı : Oral Sağlığın en güncel tanımlaması ağız sağlığının çok yönlü olduğunu; herhangi bir enfeksiyon veya doku kaybının var olmamasının yanı sıra konuşma, gülümseme, koku, tat alma, dokunma, çiğneme, yutma ve yüz ifadelerini sağlayarak ağrı, rahatsızlık ve kraniyofasiyal kompleks hastalığı olmadan uygulamalarımızı iletebilmemizi sağlayabildiğini içermektedir. 

Yukarıda belirtilen geniş kapsamlı ve hayat kalitesinin de sağlanması açısından ne denli öneme sahip olması aslında ağız kalitesi ile sınırlı olamayıp bizim “iyilik ve sağlıklılık” halimizi çok yakından etkilemektedir.

Deniz Tunca: Dişlerin ve dişetlerinin enfeksiyon ve iltihaplanmasının sebebi nedir ve Bulaşıcı mıdır?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı : Diş çürüğü ve dişeti hastalıkları mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlar olup bireyin genel sağlığı açısından direk olarak tehdit oluşturabilmektedir. Günümüzde global nüfus kaybının  önemli bir bölümünü oluşturan ve bireylerin hayat kalitesini önemli derecede etkileyen “bulaşıcı olmayan hastalıklar”  olarak tanımlanan  diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanserlerin (oral kanserler) açısından oral hastalıkların indirek ilişkiye sahip olarak olası komplikasyonlara neden olmasının yanısıra  büyüme-gelişme geriliği, erken doğum gibi pek çok sağlık sorununu ile de ilişkilendirilmektedir. 

Kalp damar hastalıklarında enfeksiyöz nedenler yüksek risk faktörü olarak değerlendirilirken, diş çürüğü ve dişeti hastalıklarına neden olan bakteriler bu açıdan büyük önem taşımaktadır.

Dişlerin ve dişetlerinin enfeksiyon ve iltihaplanmasının kardiyovasküler hastalıklarla bağlantısını araştıran ve gösteren bir çok bilimsel çalışma bulunmaktadır. 

Diğer yandan toplumumuzda da yüksek oran da görülen diyabet açısından, özellikle diş eti hastalıkları hem diyabetin bir komplikasyonu, hem diğer bir deyişle neden olduğu bir enfeksiyon olarak hem de diyabet hastalığının kontrolünü olumsuz yönde etkileyerek, direk olarak etkileşim göstermektedir. 

Covid-19 sürecinde diş sağlığının önemi

Deniz Tunca: Kronik diş eti hastalığı ve çürüklerin riski var mı, varsa nelerdir?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Kronik diş eti hastalığı ve çürük enfeksiyonlarının, diyabet, ateroskleroz ve kalp hastalığı açısından risk faktörü olabildiği ileri sürülmektedir.

Özellikle dişleri saran diş eti ve periodontal dokuların, kronik enfeksiyonu olan periodontitis, kalp kapakçık iltihabı ve eklem romatizması gibi sistemik iltihabi hastalıklarda, artışa sebep olmaktadır. Ağız ortamında bulunan çürük ve diş eti hastalığına neden olan bu bakteriler ile bakteri ürünleri, kan dolaşımına katılarak kalp dokularına kadar taşınabilmektedir. Bu durumun ne yazık ki yüksek ölüm oranına sahip olan bakteriyel endokardit ile sonlanabildiğini gösteren bilimsel çalışmalar mevcuttur.  

 Diş fırçalama, diş ipi kullanma gibi diş eti kanamasına neden olan basit işlemlerin bile, bu bakteriyemi riskini artıracağı düşünülürse, dişlerin yüzeylerinde biriken bakteri plağının nasıl potansiyel bir tehdit oluşturabildiği, göz ardı edilmemelidir.

Kontrol altına alınamayan diş eti iltihaplanmalarının da yine bakteriyel enfeksiyon odakları oluşturarak, özellikle ileri diyabet olgularının kontrolünü güçlendirerek, hastalığın prognozunu olumsuz etkilemektedir.

Deniz Tunca: İçerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde, SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu COVID-19 hastalığı nedeniyle, ağız-diş sağlığı hizmetleri ve girişimleri, Sağlık Bakanlığı tarafından, gerek diş hekimlerinin ve yardımcı personelin gerekse hastaların çapraz enfeksiyon riski açısından tüm tedavilere tanımlanan acil durumlar dışında kısıtlandırıldı. Bu konuda düşünceniz nedir?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Özellikle dental işlemler sırasında açığa çıkan sprey ve aerosol, üst solunum yolu ve ağız kavitesi içerindeki enfeksiyona neden olan damlacıkları içerebileceğinden,COVID-19 hastalığının da damlacıklarla bulaştığının bildirilmesi üzerine birçok operatif işlem, pandemi dönemine has tedbirler neticesinde uygulanamamaktadır.

Deniz Tunca: COVID-19 sırasında dişlerimizi nasıl sağlıklı tutabiliriz? 

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Birçoğumuz bu dönemi evden çalışarak ve yeni bir günlük rutini dahilinde yaşıyoruz. Bu dönem içerisinde unutmamak lazım ki, bu denli genel sağlımızı yakından etkileyen ağız sağlığımızı, en yüksek seviyede tutmamız gerekmekte. 

Deniz Tunca: Korona virüsünün etkisinde olmamak için dikkat etmeniz gerekenler nelerdir? Diş ve ağız sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı:

Ellerinizi sık sık yıkayın: kişisel ağız bakımınızı yapmadan önce ve sonra, mutlaka 20 saniye süresince, etkili bir şekilde ellerinizi yıkayın.

Günde mutlaka iki kez dişlerinizi fırçalayın:

Dişler arası alanlarda fırçanın erişemediği alanlardaki bakteri plağını uzaklaştırmak için diş ipi kullanın.

Dengeli bir beslenme diyetine uyun:

Özellikle tatlı ve unlu; kek ve kurabiye gibi yapışkan, şekerli atıştırmalıklardan, çürüğe neden olma riski açısından yüksek kariyojenik içerikli gıdalardan uzak durun, bol lif içeren meyve ve sebzelere, beslenmenizde yer verin

Bol su için:

Yemeklerle birlikte ve öğünler arasında, su içmek özellikle tükürük akışınızın artmasına neden olur. Hem oral kavitenin hem de salgılanan tükürük içerisinde yer alan sIgA olarak tanımlanan oral kavitenin çürük ve diş eti hastalıklarına karşı bağışıklığını artırmaya yardımcı olur.   

Sigara içmeyin:  

Sigara içilmesi, oral kavitede, gerek doğal dişlere ve diş eti dokularına gerekse günümüzde artan sayıdaki endikasyonu ile uygulanan implantların sağlığını, önemli ölçüde negatif yönde etkilemektedir. Bunun yanı sıra mukozadaki kan akışını sınırlandırmasıyla, bakteri ve virüslerin de konaklamasını kolaylaştırdığı bildirilmektedir.

Deniz Tunca: Diş hekimliği uygulamalarındaki acil ve zorunlu hizmetler nelerdir ve hangi durumlarda gidilmelidir?

Doç.Dr.Hande Şar Sancaklı: Pandemi ilan edilmesinin hemen akabinde, meslek örgütümüz Türk Dişhekimleri Birliği, gerek hastalarımızın gerek meslektaşlarımızın güvenliğini, hastalığın yayılmasını ve  kontrolünü sağlamak amacıyla birçok girişimde bulundu. 1 Nisan 2020 tarihi itibarıyla T.C. Sağlık Bakanlığı COVİD-19 (Yeni Koronavirüs Hastalığı) Bilimsel Danışma Kurulu tarafından da  “DİŞ HEKİMLİĞİNDE ACİL UYGULAMALAR” kapsamında hangi tedavilerin yapılması gerektiği önerilmiştir.

1-Pulpal inflamasyondan kaynaklanan şiddetli diş ağrısı

2- Perikoronitis veya üçüncü molar kaynaklı şiddetli ağrı

3-Postoperatif olarak gelişen osteitis veya alveolit

4- Lokalize ağrı ve şişmeye neden olan apse veya bakteriyel enfeksiyon

5- Ağrı veya yumuşak doku travmasına neden olan diş fraktürü

6- Travmaya bağlı diş avulsiyon/luksasyonu

7- Çene ve yüz bölgesi fraktürleri

8- Oral mukozanın akut ve ağrılı lezyonları/ülserasyonları

9- Hayatı tehdit edici ya da kontrolsüz kanamalar

10- Hastanın havayolu açıklığını tehdit eden intraoral/ ekstraoral enfeksiyonlar

11- Radyoterapi ve kemoterapi alması planlanan ya da almakta olan ve organ nakli planlanan hastaların tedavileri

12- Medikal sorunları için dental konsültasyon istenilen hastalar

13- Dikiş alınması

14- Geçici restorasyon kaybı/kırıklarının ve hareketli protez kullanımına engel olan vurukların, aerosol oluşturmayacak şekilde tedavi

15- Ortodontik tedavi görmekte olan hastaların braket ve tellerinin kırılması sonucunda, yumuşak dokuda oluşan yaralanmaya bağlı olarak gelişen ağrı veya enfeksiyon

16- Yeni doğan dudak-damak yarıklı hastaların beslenme plağı uygulamaları

17- Çene eklemi luksasyonu

18- Biyopsi (Malignite şüphesi bulunan durumlarda) şeklinde tanımlanmıştır.

Röportaj: Deniz Tunca Medya