Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağlarında başlayan ve tüm bir yaşamı etkileyebilen, süreğen bir beyin hastalığıdır. Biyolojik kökenleri üzerine yapılan kalıtım, genetik ve beyin görüntüleme araştırmaları ile bu hastalık tanımlanmıştır. DEHB belirtileri ve ek psikiyatrik hastalıklara yol açması nedeniyle ciddi bir sorun olarak erişkinlik döneminde de karşımıza çıkabilmektedir.

Çocukluk yıllarında başlayan dikkati sürdürmekte güçlük, odaklanamama, başlanan işi tamamlayamama, kişisel eşyalarını unutma, oturduğu yerde duramama, ders sırasında ayakta dolaşma, aşırı hareketlilik, koşturup durma, çok konuşma, arkadaşlarına sataşma, itme, dürtme, sıra bekleyememe, söz kesme gibi şikayetlerle karakterize bir hastalıktır.

Dönemsel belirtileri nelerdir?

Çocukluk çağında zaten var olan dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar çoğunlukla okula başladıktan sonra fark edilmektedir. Sınıfta yerinde duramayan, koltuğuna oturmayan, oyunlarda arkadaşlarına sataşan ve okumayı biraz geç sökerler ve bu çocuklar öğretmenleri tarafından görece hızlı fark edilip tıbbi yardım almaları için yönlendirilebilmektedir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığındaki azalma meydana gelir ancak belirtiler tamamen ortadan kalkmayabilir. Ergenlik dönemin özelliklerin de eklenmesi nedeniyle riskli davranışlarda artma ve ileriye doğru kalıcı zararlara neden olabilmektedir. Ergenlik döneminde kişinin yaşadığı dışlanma, damgalanma gibi sorunlar nedeniyle riski davranışlara yatkınlık görülebilir.

Yetişkin dönemde ise DEHB olan bireylerde iş yerinde verimsizlik ve kötü zaman yönetimi, bir toplantı boyunca oturamama, aklına ilk geleni söyleme eğilimi, kötü şoförlük sorunları, organize olamama, gün boyunca bir işe başlayamama ve/veya bitirememe, stresle baş edememe ve öfke atakları görülebilmektedir.

Tedavisi ne şekilde gerçekleşmektedir?

DEHB eğer tedavi edilmezse okul başarısında düşme, insan ilişkilerinde sorunlar yaşama, riskli davranışlara yatkınlık (adli sorunlar, madde kullanımı vb), gelecek yaşamında beklenen iş ve sosyal performansını sağlayamama görülmektedir. Bu yüzden mutlaka tanı ve tedavi amacıyla kişinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Erişkin dönemde DEHB si olan bireylere neredeyse bir kural olarak ikincil bir psikiyatrik hastalığın saptanması ve erişkin yaşamındaki karmaşıklık nedeniyle DEHB tedavisinde daha kapsamlı tedavi yaklaşımlarını gereklidir. DEHB için ilaç tedavisi bütüncül tedavi yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. İlaçların erişkin dönemde de tıbbi ve ruhsal eş tanıları gözeterek verilmesi gerekir. İlaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri ile hastalığın belirtileri kontrol altına alınmalıdır.

Psikiyatrist Uzm. Dr. Burak Toprak

www.buraktoprak.com