Kokunun gücü

Koku, diğer duyulara kıyasla genellikle hafızanın en önemli tetikleyicisi olarak kabul edilir. İnsana inanılmaz flashbackler yaşatabilen hafıza çeşididir. Duyularla inşa edilen hafıza şehrinde, en itibarlı yere sahiptir. Mis gibi yıkanmış çarşaf kokusu, annemizin kokusu, en sevdiğimiz yemeğin kokusu, yeni demlenmiş kahve kokusu, aşık olduğumuz insanın kokusu... Geldi değil mi burnunuza bu kokular?

Bildik bir koku çocukluğumuza bile götürür bizi. Anneannemin evinin kendine özgü bir kokusu vardı. Tarif edemeyeceğim bir koku. Arada sırada o koku gelir burnuma o kokuyla beraber anılar da canlanır, kaybolduğunu sandığım anılar... Sahi nasıl oluyor da unuttuğumuzu sandığımız o anılar tekrar bir koku sayesinde canlanıyor? Normalde pek üzerinde durmadığımız bir duyu bu.

Aslında koku duyusu diğer duyulardan önce ortaya çıkmıştır. İlk canlılar görme ve duyma duyularını geliştirmeden önce koklayabiliyorlardı.

Kokular, burnumuzdaki 30 milyon civarındaki koku hücresi tarafından algılandığında beynin duygusal hafıza merkezine ulaşıyor. Her insanın kokusu, parmak izi gibi, tamamıyla kendine özgüdür. Bazı araştırmalar ise koku alamayan insanların anılarının da silindiğini ortaya koymuştur. Ne üzücü değil mi? O güzel anıları tekrardan hatırlayamamak... Kokunun bu denli etkileyici olmasının bilimsel nedenine gelirsek, koku beyne emri iletirken en kısa yolu kullanıyor. Diğer duyular beyne ulaşmak için uzun bir mesafe kat ederken koku anında tepkimelerle kendini belli ediyor. Güzel koku insanda güzel hisler oluşturduğu için pazarlama sektöründe de tercih ediliyor. Özellikle mağazalarda kullanılan kokular insanı rahatlatır ve alışveriş yapma hevesini tetikler. (Aah bu kapitalizm!)

Herkes güzel kokmak ister peki ya size en çok yakışacak, teninizle en iyi bütünleşecek doğru parfümü nasıl seçmelisiniz? Parfüm her tende ve her iklimde farklı kokar ve bir başkasının üzerinde beğendiğiniz koku sizde bambaşka kokabilir. Onun için ilk kural kendi teninde denemek. Bunun da bilimsel açıklaması; Derideki pH değeri kişiden kişiye değiştiği için parfümlerin kalıcılığı, kokuları da bu doğrultuda değişmektedir. Alacağınız veya kullandığınız kokunun kıyafetlerinize veya mekana uyumu da çok önemlidir.

Günlük parfümleri adından da anlayacağınız üzere günlük hayatınızda kullanabilirsiniz. Ama şık bir restorana, düğüne, nişana giderken daha ağır ve akılda kalıcı kokular yakışacaktır. Eğer yağlı bir cilde sahipseniz yumuşak kokuları tercih etmelisiniz. Kuru bir cilde sahipseniz daha yoğun kokular tercih edebilirsiniz. Kışın daha yoğun ve kalıcı kokular yazın ise daha hafif ve meyvemsi kokuları tercih edebilirsiniz. Aslında bunlardan önce hangi kokular hoşunuza gidiyor onu bulmalısınız çünkü koku dünyası derya deniz. Bu yazımı en sevdiğim romanlardan biri olan Patrick Süskind, Koku' adlı romanında, "Gözler; güzel ya da korkunç olanı görmeyebilir; kulaklar, sözcükleri duymayabilir. Ama kokudan kaçınmak imkansızdır" diyor. Bu kitabı okumayan varsa kesinlikle okumalı veya filmine uyarlanmış hali olan Perfume: The Story of a Murderer izlemeli.