Güzellik rutinimiz değişti mi?

Güzellik Rutinimiz Değişti mi?

Dünyayı etkisi altın alan salgınla birlikte karantina sürecine girmiş bulunduk. Her ne kadar normalleşme adımları atılmış olsa da henüz eski hayatımıza tamamen dönemedik. Peki bu süreci bir kadın olarak nasıl geçiriyoruz. Hala aynı alışkanlıklarımızı korumamız mümkün mü? Rutinlerimizi geride mi bıraktık? Eminim çoğumuz bazı alışkanlıklarımız bir kenara koyduk, yenilenme yoluna gittik ve kendimiz hakkında yeni şeyler keşfettik.

Neler Değişti?

Elbette güzellik rutinimiz bu süreçte değişime uğradı. Makyaj yapmayı bıraktık mesela. Her gün ise giden bir kadının klasik rutini bir anda yok oldu. Bir kadının, sabah erkenden kalkıp gözünü dahi açamazken, yamuk çizmemeye özen gösterdiği göz kalemi yoktu artık. Tabi görüntülü konuşmalarla işlerine devam edenler, düşük çözünürlük ne de olsa deyip bir rimel bir rujla günü kurtarmaya çalıştı. Şahsen, farlarla oynamayı ve değişik renkleri denemeyi seven ben, bir boşluğa düştüm. Her gün makyaj yapmazdım ama yaptığımda da severek, eğlenerek yapardım. İyi çekilmiş, kuyruklu bir eyelinera hayır demezdim. Bu süreçte dışarı çıkmak zorunda olanlar da göz makyajıyla yetinmek zorunda kaldı çünkü maske zorunluluğu nedeniyle ruj sürmenin de anlamı kalmadı. Ama makyajı yapmaya sevenlerin, evde de olsa kendini güzel hissetmek veya birkaç selfie için süslendiğine eminim. Bizzat şahit oldum.

Haberin Devamı

Kişisel bakımımızda da aksamalar oldu. Kuaförde yapılabilecek her türlü işlemden yoksun kaldık. Manikür ve pedikür rutinlerimiz aksadı. Bazı kadınlar için olmazsa olmaz olan botoks ve dolgu işlemleri ertelenmek zorunda kaldı. Saçımız uzadı, eşe dosta kestirdik. Herhalde en mağdur kesim de dip boyası gelenler oldu bana kalırsa. Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla, kadınlar kuaförlerine ulaşıyorlar, kuaförleri onlara malzemeleri aldırıyor ve görüntülü olarak dip boyalarını kendileri yapıyor. Çok da iyi sonuçlar alındığını gördüm açıkçası.

İyi Geldi Ama.

Her ne kadar yukarıda bahsettiklerim bir kadının güzellik rutini için kötü gelişmeler gibi görünse de bu sürecin iyi etkileri de olmadı değil. Makyaj yapma sıklığımız azaldığı için cildimiz ister istemez nefes aldı. Özellikle devamlı fondöten ve kapatıcı uygulayanların gözenekleri açıldı, nefes aldı. Makyajın azalmasıyla, yüze uygulanan jel, tonik, krem, maske, peeling gibi ürünlerin kullanımı da azaldı. Yüzümüzü ne kadar rahat bırakırsak o kadar iyi değil mi? Saçlar çok kârlı çıktı bana kalırsa. Düzleştirici ve fön makineleri bir rafa kaldırıldı. Saçlar uzun süre ısıya maruz kalmadı. Her ay kuaföre giden kadınlar, özellikle dip boyası gelenler bu duruma çok sevinmese de bir süre kimyasal ürünlerden uzak kaldılar.

Peki Rutinimiz Eski Haline Dönebilir mi?

Bu dönemi atlatsak bile (umarım en yakın zamanda) aynı rutinimizde dönebilir miyiz çok emin değilim. Bazı alışkanlıklarımızı şimdiden bıraktık ve yeni “normale” odaklanmaya başladık bile. Her şeyin azının yeterli olduğunu ve bununla da idare edebileceğimizi gördük. Belki de minimalizmi benimseminin tam zamanıdır.


Haberin Devamı