Cinsel isteksizlik hem erkeklerde hem kadınlarda son dönemlerde artmakta olan bir cinsel işlev bozukluğudur.

Cinsel İsteksizlik Nedir?

Cinsel isteksizlik, yeterli uyarana sahip olunduğu halde cinsel istek yaşanmama durumudur. Bu durum hem erkeklerde hem kadınlarda görülebilmektedir. Bir diğer tanıma göre cinsel isteksizlik, her türlü cinsel aktivite ve fanteziden uzaklaşma eğilimidir. Halk arasında cinsel soğukluk olarak bilinen cinsel isteksizlik tedavisi mümkün bir cinsel işlev bozukluğudur.

Cinsel istek ise gerek kadın gerekse erkekte partneriyle cinsel aktivitede bulunma ve fantezi yaşama isteğidir. Sağlıklı olan her bireyde cinsel istek görülmektedir. Aynı zamanda cinsel istek bireyin, doğuştan getirdiği temel dürtülerden biridir. Kadınlarda görülen cinsel isteksizlik “frijit” olarak bilinir veya “cinsel soğukluk” olarak adlandırılır.

CİNSEL İSTEKSİZİLİK TÜRLERİ

Primer Cinsel İsteksizlik: Cinsel kimliğin geliştiği ve olgunlaştığı yaşlardan itibaren, kişinin hiçbir cinsel aktiviteye ilgi göstermemesi ve arzulamamasıdır.

Sekonder Cinsel İsteksizlik: Cinsel kimliğin gelişip olgunlaştığı dönemde var olan cinselliği yaşama ve arzulama isteğinin bir dönem sonra gözlemlenememesidir. Genellikle yaşanan olumsuz deneyimlerin ardından gözlemlenmektedir.

Durumsal Cinsel İsteksizlik: Durumsal cinsel isteksizlik, cinsel isteğin zaman zaman kaybolması halidir ki, bu durum hemen hemen birçok kişide gözlemlenebilmektedir.

CİNSEL İSTEKSİZLİK NEDENLERİ

Cinsel isteksizlik, türlerine göre nedenleri de değişkenlik gösterir. Gerek kadın olsun gerek erkek olsun cinsel isteksizlik yaşayan kişilerde nedenler hemen hemen ortaktır.

Primer tip cinsel isteksizlik nedenleri, genellikle uyaran eksikliğinden kaynaklanabilmektedir. Cinsel yönden izole bir hayat süren kişilerde cinsel isteksizlik görülebilmektedir. Bununla birlikte hormonal değişiklikler, hormonların fazlalığı veya azlığı cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir. Bu nedenle detaylı bir hormon testi yaptırmak faydalı olacaktır.

Sekonder tip cinsel isteksizlik nedenleri ise, genellikle yaşanan olumsuz cinsel deneyimlerden kaynaklanır. Partnerle uyumsuzluk, partnerin kişisel bakımına önem vermemesi, ilişkinin içinde barındırdığı öfke, kırgınlıklar, sosyal değişiklikler, maddi sıkıntılar, iş değişiklikleri, depresyon gibi nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.

Durumsal cinsel isteksizlik ise hemen birçok kişide görülebilmektedir. Yorucu iş temposu, partnerle yaşanan tartışmalar, geçici maddi sıkıntılar veya partner değişimi durumsal cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir.

Cinsel isteksizlik yaşa bağlı olarak da görülebilmektedir. Kadınlarda menopoz döneminde cinsel isteksizlik görülme oranı oldukça yüksektir.

Cinsel isteksizlik nedenleri, fiziksel olabileceği gibi psikolojik nedenlere de bağlı olabilmektedir. Ülkemizde yaygın görülen cinsel isteksizlik nedeni psikolojik kökenlidir.

Cinsel isteksizlikte fiziksel nedenler: Cinsel isteksizliğe neden olan en önemli ve sık görülen fiziksel etken, kullanılan ilaçların yan etkileridir. Antidepresan, doğum kontrol hapları ve kortizon içeren ilaçlar, cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir. Bunlarla birlikte, menopoz döneminde olan kadınlarda cinsel isteksizlik görülme oranı da oldukça yüksektir. Bir takım kronik rahatsızlıklar, örneğin kalp, şeker, tansiyon, dolaşım bozuklukları, tiroid hastalıkları cinsel isteksizliğe neden olan etkenlerden bazılarıdır. Cinsel isteksizliğin fiziksel nedenleri arasında hormonal değişimler de yer alabilmektedir. İlişki esnasında kadınlarda görülen ağrılı ilişki (disparoni) cinsel isteği azaltan etkenlerdendir.

Cinsel isteksizlikte psikolojik nedenler: Cinsel isteksizlik hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilen, tedavisi mümkün bir rahatsızlıktır. Cinsel isteksizlikte fiziksel etkenlerin yanı sıra psikolojik etkenler de olabilmektedir. Kadın ve erkek cinsel isteksizliğinde psikolojik etkenler ortak özellikler göstermektedir. Cinsel isteksizliğin en önemli psikolojik nedeni, partnerlerin veya eşlerin birbirlerine karşı tutumlarıdır. Birbirlerine karşı öfkeli olan, ilişkilerinde sorunlar yaşayan çiftler zaman içerisinde cinsel isteksizlik şeklinde kendini gösteren psikolojik tepkiyi vermeye başlarlar. Bununla birlikte tarafımıza cinsel isteksizlik şikayetiyle gelen hastaların büyük bir çoğunluğu, partnerlerinin veya eşlerinin kişisel bakımına önem vermemesinden dolayı cinsel isteksizlik yaşadığını ifade etmektedir. Eşlerin ruha hitap ettiği kadar göze de hitap etmeye özen göstermesi, kişisel bakımına dikkat etmesi, temiz olması önemlidir. Bir diğer etken de sosyal değişikliklerdir. Yeni bir iş hayatına başlamak, işten ayrılmak, ekonomik sıkıntılar, yakın birinin vefatı, yoğun stresli ortamda bulunmak, depresyon, güven duygusunun eksik olduğu ilişkiler cinsel isteksizliğe neden olan etkenler arasında sayılabilir.

Cinsel isteksizlik tedavisi

Cinsel isteksizlik tedavisi, diğer cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi iki aşamalı olarak ele alınmalıdır. Öncelikle şikayetin kaynağının fiziksel olup olmadığı araştırılmalıdır. Fiziksel bir etken varsa medikal tedavi ile sorun giderilebilir. Yaşanan şikayet uzun bir dönemi içeriyorsa medikal tedaviyle birlikte cinsel terapi almakta fayda vardır. Cinsel isteksizlik tedavisinde, problemin kaynağı psikolojik nedenlere dayanıyorsa süreç yaklaşık on – on iki seans süren psikoterapi ve cinsel terapilerle tamamlanabilir. Hastanın direnci, nedenlerine bağlı olarak bu süreç daha da uzayabilir, daha kısa da sürebilir. Cinsel isteksizlik tedavisi, diğer cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi tedavisi mümkün bir semptomdur.


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Tamer Gültekin

http://www.drtamergultekin.com/