Çizgilere değil duygulara odaklanın

Mesleğimde 8. yılıma girdim. Mesleğimi bilmeyenler için ben ameliyatsız estetik alanında çalışan bir tıp hekimiyim. İlk başladığım dönemlerde hastalar gülüş çizgilerimi sevmiyorum diyordu oraya dolgu yapıyorduk. Kaş aramda çizgi var diye gelenlere kaş arasına botoks yapıyorduk. Dudak üstümde çizgi var diyordu hemen orayı tedavi ediyorduk. Bazen çok mutlu oluyorlardı, bazen ortalama tepkiler alıyordum. O dönem hastalara şunu sormadık. Neden dudak üstü çizgilerini yok etmek istiyorsun. Kaşının arasında çizgi kaybolduğunda ki beklentin nedir?

Hastalar kendilerini fotograflardan ve aynadan değerlediriyor. Çoğu zaman bu iki boyutlu bir değerlendirme oluyorlar. Diğer insanlar ise sizi üç boyutlu değerlendiriyor.

Bir örnek üstünden ilerleyelim. Hasta nazolabial çizgisi azalırsa daha iyi gözükeceğini düşüyor. Çünkü fotoğraflarda gölgeli çıkan yer orası. Halbuki hastanın nazolabial çizgisi gençliğinde de var. Yaşlı ve sarkık gözükmesinin belki bir nedeni o ama asıl sorun çoğu zaman yanaklarındaki boşalmadan kaynaklanıyor. Yanağındaki sarkmayı tedavi ettiğimiz zaman üç boyutlu olarak yüzü yukarı kaldırmış, gençlikle ilişkilendirdiğimiz ters üçgeni yakalamış oluyoruz.

Başka bir hasta dudak dolgusu istiyor olsun. Gençliğinde daha az üzgün bir ifadeye sahip dudak kenarlarına sahipmiş. Hasta dudağının üzgün gözükmesinin nedenini dudak volüm kaybı sanıyor. Asıl problem burada hem yanaktaki hemde çene oluşan volüm kayıpları. Eğer bu hastaya sadece dudak dolgusu yapıp gönderirsek bu işlem beklentilerini karşılamayacak ve estetiğin ona uygun olmadığını düşünecektir. En kötüsü de dudak dolgusunun yeterince iyi yapılmadığını düşünüp farklı bir yerde dudak dolgusu yaptırmaya çalışacaktır.

Son bir örnek vermek istiyorum. Yaşlandıkça orta yüzümüzdeki kayıplardan dolayı yüzümüz kareleşir. Eğer hasta gençliğindeki ters üçgen görünümü yakalamak için sadece masseter botoks uygulaması yaptırırsa yüzü olduğundan daha sarkık gelecektir. Hem orta yüzdeki boşalmalar hem masseter gibi kuvvetli bir desteğin azalması gençleşmek için kliniğe gelen hastayı ağız kenarları üzgün, çene hattı olduğundan gevşek bir forma sokacaktır. Bu hasta gene estetiğin kendine uygun olmadığı düşünecektir.

Özetle hastaların sadece isteklerini yapmamak, istediklerini neden istediğini dinlediğimden beri klinik pratiğim seviye atladı. Çünkü hepimizin bu işlemlerden duygusal bir beklentisi var.

Hastalarıma hep şunu söylerim çizgilere değil duygulara odaklanın.