KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

Van Gölü Ekspresi ile geldiğim Tatvan Gar’ından ayrılıp 43 km. sonra dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı olma özelliğine sahip Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyarete geldim.

KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

Ahlat; bir diğer ismi ile “Kubbet-ül İslam”, Selçuklular zamanında başkentlik yapmış olup, milattan önce 3 bin yıllarında Hilatos adlı bir kumandan tarafından kurulduğu, adını bu kumandandan aldığı ve zaman içerisinde de bu ismin dilde evrilerek Ahlat’a dönüştüğü rivayet edilmektedir. Bunun dışında şehrin ismini nereden aldığına dair 3 farklı hikayeden daha bahsedilmektedir.

 Gezerken “Vay canına! Kaç mezar taşı var? Acaba ne kadar alanı kapsıyor?” diye soruyorsunuz kendinize. Selçuklu Mezarlığı’nın 210 dekarlık alana sahip olduğunu, ve burada şu ana kadar tespit edilmiş 8 bin 169 mezar taşı bulunduğunu öğrendim.  Tespit edilen diyorum çünkü daha çıkmayan ve çalışmaları yapılan yazıtlar mevcut. Üzerindeki işlemeler o kadar muazzam ki, adeta yapıtlar size görsel şölen yaşatıyor. İçinizde işlemelere sürekli dokunma isteği ve artarak devam eden bir hayranlık oluşuyor. 

KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

Kümbetleri görmek için hareket ettiğimde buranın tadı damağımda kaldı desem yalan olmaz. Sonra Selçuklu Mezarlığının hemen kuzey girişinde Emir Bayındır Kümbetine geldim. Burada toplam 16 adet kümbet bulunmaktadır. Benim yolumun üzerinde olduğu için sadece buraya uğradım. Çok değişik bir mimari yapısı var ve kümbeti üstten çevreleyen kitabede eserin 1481’de ölen Melik Bayındır için yapıldığı yazılı olup onun yaşamını anlatmaktaymış.

 Emir Bayındır Kümbeti’nin 500 metre ilerisinde yer alan Harabe Şehir için yola çıktım. Ahlat’ın çeşitli kesimlerinde yüzlerce mağara bulunmaktadır. Bu mağaralar eski çağlardan beri değişik amaçlarla kullanılmış olup günümüzde soğuk hava deposu olarak kulanılmakta ve artık sadece erzaklara ev sahipliği yapmaktadırlar. Geçmişte burada yaşayan insanlar, Turizm Kültür Bakanlığı bu bölgeyi koruma altına aldıktan sonra, devlet yardımı yapılarak ilçe merkezine yerleştirilmiştir.

KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

Harabe şehirde 2000’li yıllara kadar insanların yaşadığını biliyor muydunuz? Kim bilir kimler dünyaya gözlerini açtı burada? Bu evlerden ne gelinler çıktı? Ne ölüm haberleri alındı? Ne hikayeler var o yollarda, evlerde… Ve daha ne yaşanmışlıklar.. Ya da yaşan(a)mamışlıklar… Düşünsenize… 

KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

Harabe şehrin hemen içinde yer alan Emir Bayındır Köprüsü yıllara meydan okumuş bir eda ve gururla bana “Hoş Geldin” diyordu.. Kim bilir kimlere ev sahipliği yapmış, ve kim bilir nelere şahit olmuştu yıllar boyunca.. Köprünün üzerinde yürürken, tarih kendini tekrar edip canlandı sanki. Öyle bir ruh haline giriyorsunuz ki ; kafanızda bir sürü soru ve düşünceler oluşuyor. Aynı anda da köprünün altından geçen o su sesiyle bulduğunuz huzur paha biçilemez. Beni en çok etkileyen yerlerden birisi oldu Harabe şehir. Uzun bir süre yürüdüm , oturdum, fotoğraf çektim. Dokusunu ve çevreyi tekrar tekrar hissedip , içime çektim. Ayrılmak hiç gelmedi içimden.

KUBBE-TÜL İSLAM SELÇUKLU’YA YOLCULUK

NASIL GİDİLİR?

 Ben Ankara’dan trenle Tatvan’a, Tatvan’dan kara yoluyla Ahlat’a geldim. Eğer tren yolculuğu tercih etmek istemezseniz Van, Muş şehirlerine uçakla gidip oradan kara yoluyla Ahlat’a ulaşabilirsiniz.

NE YENİR?

 Yemek yönünden zengin çeşitlilikte olan Ahlat’ta, bütün et yemekleri çok güzel ve yaygındır. Yöresel yemeklerinin en başında Harse gelmektedir..

instagram.com/bakmadangezme/